Yenişehir Bellek Söyleşileri, bu ay eczacılık mesleğinin geçmişini, bugününü ve geleceğini masaya yatırarak kentin kültürel hafızasını bir kez daha tazeledi. Yenişehir Belediyesi tarafından düzenlenen programda Türk eczacılığının duayen isimlerinden Mehmet Domaç ağırlandı. Yenişehir Belediye Başkanı Abdullah Özyiğit’in ev sahipliğinde gerçekleşen etkinlikte, mesleki dayanışma, kooperatifçilik, ilaç sektöründeki küresel rekabet ve dijital çağda verinin gücü kapsamlı şekilde ele alındı.
Mersin Yenişehir Belediyesi’nin kültürel mirasa sahip çıkma vizyonuyla hayata geçirdiği “Bellek Söyleşileri”, dördüncü buluşmasında sağlık sektörünün temel yapı taşlarından biri olan eczacılığı gündemine aldı. Program, Yenişehir Belediyesi Atatürk Kültür Merkezi’nde yoğun katılımla gerçekleştirildi.
Programın açılış konuşmasını yapan Başkan Abdullah Özyiğit, kentin kültür ve sanatla anılan kimliğine vurgu yaparak şu ifadeleri kullandı: “Kültür ve sanatın başkenti Yenişehir’de belleğimize sahip çıkmaya devam ediyoruz. Geçmişini bilmeyen, geleceğini kurma noktasında başarılı olamaz.” Daha önce farklı meslek gruplarından iz bırakmış isimleri ağırladıklarını hatırlatan Özyiğit, bu kez kendi meslek örgütlerinden gelen bir değeri konuk ettiklerini belirtti.
Özyiğit, eczacı kooperatiflerinin ulusal ve uluslararası tekellere karşı verdiği mücadelenin sadece mesleki değil, toplumsal sağlık açısından da kritik öneme sahip olduğunun altını çizdi.
Söyleşinin konuğu Mehmet Domaç, uzun bir aradan sonra Mersin’de bulunmaktan duyduğu memnuniyeti dile getirerek eczacılık mesleğinin örgütlü mücadelesine dair önemli değerlendirmelerde bulundu. Özellikle 1990’lı yılların sonunda ekonomik zorluklarla karşı karşıya kalan Güney Ecza Koop’un ayakta kalma sürecini anlatan Domaç, dönemin dayanışma ruhuna dikkat çekti.
Domaç, o dönemde Abdullah Özyiğit ve Faik Burakgazi’nin ortaya koyduğu çabaların ve Türk Eczacıları Birliği’nin desteğinin belirleyici olduğunu ifade ederek şunları söyledi: “İlaç pazarının yüzde 2,8’ine sahipler. Yüzde 3 desek yaklaşık 18 milyar liralık bir cirodan söz ediyoruz. Çok sayıda insana istihdam sağlıyorlar. Bu, dayanışmanın başarısıdır.”
2018 yılında ithal ilaç biriminin özel depolara devredilmek istenmesine karşı yürütülen mücadeleyi de hatırlatan Domaç, “Mecliste ve komisyonlarda yoğun bir mücadele verdik. Yasayı istediğimiz şekilde düzenlettik. Bugün Türk Eczacıları Birliği, Türkiye’de bulunmayan ilaçları getirme hakkına yasal olarak sahiptir” dedi.
Konuşmasında küresel ilaç sektöründeki dönüşüme de değinen Mehmet Domaç, ekonomik ve siyasal yapılarla ilgili değerlendirmelerinde Nobel ödüllü ekonomist Daron Acemoğlu’nun fikirlerine atıf yaptı. “Ulusların Düşüşü” ve “Dar Koridor” kitaplarından örnekler paylaşan Domaç, kapsayıcı ve hesap verebilir kurumların önemini vurguladı.
Türkiye ekonomisinin yapısal dönüşüm ihtiyacına dikkat çeken Domaç, şu değerlendirmede bulundu: “Ekonominin düzelmesi kısa vadede mümkün değil. 10 ila 30 yıllık bir perspektif gerekir. Artık toprak ya da fabrika sahipliği değil, veriyi elinde tutanlar dünyayı yönetecek.”
Dijital çağda veri tekellerinin yükselişine dikkat çeken Domaç, Google, Facebook ve Yandex gibi şirketlerin topladığı veriler üzerinden küresel güç elde ettiğini belirterek, “Veriyi toplayan ve işleyen yapılar sadece ekonomiyi değil, siyaseti de etkileyebilecek güce ulaşıyor” ifadelerini kullandı.
Yenişehir Belediyesi’nin düzenlediği Bellek Söyleşileri, farklı meslek gruplarının deneyimlerini kayıt altına alarak kentin hafızasını canlı tutmayı hedefliyor. Programın, önümüzdeki aylarda da farklı alanlardan önemli isimleri ağırlamaya devam edeceği bildirildi.