Mersin’in tarihi, Yenişehir Belediyesi tarafından düzenlenen Bellek Söyleşileri kapsamında yeniden gündeme geldi. Kentin geçmişine ışık tutan etkinlikte Araştırmacı Yazar Abdullah Ayan, Mersin’in küçük bir yerleşimden uluslararası ticaretin önemli merkezlerinden birine dönüşme sürecini belgeler, tarihsel kaynaklar ve dikkat çekici örneklerle anlattı.
Yenişehir Belediyesi tarafından kentin kültürel mirasını yaşatmak ve geçmişle gelecek arasında güçlü bir bağ kurmak amacıyla hayata geçirilen Bellek Söyleşileri programı, her ay farklı bir konuğu Mersinlilerle buluşturmaya devam ediyor. Programın Mart ayındaki konuğu olan Araştırmacı Yazar Abdullah Ayan, Mersin’in tarihsel gelişimini detaylı bir sunum eşliğinde katılımcılarla paylaştı.
Atatürk Kültür Merkezi’nde düzenlenen ve “Dünden Bugüne Mersin” başlığıyla gerçekleştirilen söyleşiye kent protokolü ve çok sayıda vatandaş yoğun ilgi gösterdi. Programa Yenişehir Belediye Başkanı Abdullah Özyiğit, DEVA Partisi Genel Başkan Yardımcısı ve Mersin Milletvekili Mehmet Emin Ekmen, Mersin Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Hülya Günel, Mersin Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Hakan Sefa Çakır, MTSO Meclis Başkanı Hamit İzol ile çok sayıda sivil toplum kuruluşu temsilcisi katıldı.
Programın açılış konuşmasını yapan Yenişehir Belediye Başkanı Abdullah Özyiğit, kültür ve sanat faaliyetlerinin kent yaşamında önemli bir yere sahip olduğunu vurguladı. Yenişehir’i kültür ve sanat alanında güçlü bir merkez haline getirmeyi hedeflediklerini belirten Özyiğit, Bellek Söyleşilerinin bu hedef doğrultusunda önemli bir rol üstlendiğini ifade etti.
Pandemi döneminde etkinliklere ara vermek zorunda kaldıklarını hatırlatan Özyiğit, programların yeniden başlamasıyla birlikte her ay farklı bir konuğun Mersinlilerle buluştuğunu söyledi. Kentin geçmişini en iyi anlatan isimlerden birinin Abdullah Ayan olduğunu belirten Özyiğit şu ifadeleri kullandı:
“Bugün Mersin’in 1900’lü yıllardan bugüne geçirdiği dönüşümü en iyi anlatacak isimlerden biri olan Abdullah Ayan ile birlikteyiz. Yenişehir bir kültür ve sanat kentidir. Bellek söyleşileri de bu vizyonun önemli bir parçasıdır. Kültürel bağları güçlü olan toplumlar ayakta kalmayı başarır. Kentimizin geçmişini bilmek, güçlü bir toplumsal yapı oluşturmanın en önemli anahtarlarından biridir.”
Programda söz alan DEVA Partisi Mersin Milletvekili Mehmet Emin Ekmen ise belediyelerin yalnızca altyapı hizmetleriyle değil kültür ve sanat faaliyetleriyle de kent yaşamına değer kattığını söyledi.
Yenişehir Belediyesinin kültür ve sanat alanındaki çalışmalarının dikkat çekici olduğunu ifade eden Ekmen, Başkan Abdullah Özyiğite teşekkür ederek şunları söyledi:
“Belediyelerin yasal sorumlulukları arasında altyapı hizmetleri var ancak kentlere değer katan en önemli unsurlardan biri kültür ve sanat faaliyetleridir. Yenişehir Belediyesi bu alanda önemli bir farkındalık oluşturuyor. Sayın Başkan’a hemşehrilerimiz adına teşekkür ediyorum.”
Ekmen ayrıca Abdullah Ayanın Mersin’in tarihi ve kültürü konusunda önemli bir referans kaynağı olduğunu vurgulayarak, kent tarihi konusunda pek çok kişinin kendisine danıştığını belirtti.
Söyleşide yaptığı kapsamlı sunumda Abdullah Ayan, Mersin’in tarihsel gelişimini kronolojik bir çerçevede anlattı. Ayan, kentin kökenlerinin 17. yüzyıla kadar uzandığını ve Evliya Çelebinin seyahatnamesinde Mersin’in “Mersinoğlu” adıyla anılan 82 haneli küçük bir köy olarak kaydedildiğini ifade etti.
Mersin’in büyümesindeki en önemli etkenlerden birinin Tarsus Limanının zamanla işlevini yitirmesi olduğunu belirten Ayan, Berdan Irmağının taşıdığı alüvyonların limanı doldurmasıyla yeni bir liman ihtiyacının doğduğunu söyledi.
İlk etapta Kazanlı bölgesinde liman kurulmasının düşünüldüğünü ancak bölgenin yeterince korunaklı olmaması nedeniyle kararın Karaduvar ve Mersin çevresi üzerinde yoğunlaştığını belirten Ayan, Osmanlı döneminde Mersin’in Anadolu’nun dünyaya açılan kapılarından biri olarak planlandığını dile getirdi.
Ayan, 19. yüzyılda Osmanlı yönetiminin Mersin’i uluslararası ticaret için önemli bir merkez olarak değerlendirdiğini ve bu doğrultuda kapsamlı liman projelerinin hazırlandığını söyledi.
Dönemin Nafia Nazırı Hallaçyan tarafından hazırlanan projede Deliçay ile Müftü Deresi arasında büyük bir liman inşası planlandığını belirten Ayan, ancak bu projenin siyasi gelişmeler ve savaşlar nedeniyle hayata geçirilemediğini ifade etti.
Projenin uygulanması aşamasında Osmanlı’da yönetim değişikliği yaşandığını ve göreve gelen Maliye Nazırı Mehmet Cavit Beyin Mersin’i ziyaret ederek liman yapılacağı yönünde büyük bir beklenti oluşturduğunu anlatan Ayan, ancak I. Dünya Savaşının başlamasıyla projenin rafa kaldırıldığını dile getirdi.
Cumhuriyet’in ilanı öncesinde de TBMMde Mersin Limanı ile ilgili uzun tartışmalar yaşandığını belirten Ayan, yabancı bir şirketin limanı yapmak için teklif sunduğunu ancak savaş sonrası dönemde bu teklifin kabul edilmediğini söyledi.
Limanın devlet tarafından yapılmasına karar verildiğini ancak ekonomik zorluklar nedeniyle sürecin uzun yıllar ertelendiğini anlatan Ayan, 1924 yılında proje için bütçe ayrıldığını ancak Şeyh Said İsyanı nedeniyle devletin kaynaklarını farklı alanlara yönlendirmek zorunda kaldığını belirtti.
Liman inşaatının asıl olarak 1950’li yıllarda hız kazandığını vurgulayan Ayan, özellikle dönemin başbakanı Adnan Menderes ve TBMM Başkanı Refik Koraltanın projeye büyük önem verdiğini ifade etti.
1954 yılında inşasına başlanan Mersin Limanının 1958 yılından itibaren gemileri kabul etmeye başladığını belirten Ayan, uzun yıllar boyunca limanın Türkiye’nin en geniş arka sahasına ve en uzun rıhtımlarına sahip limanı olduğunu söyledi.
Söyleşide kent planlaması konusuna da değinen Abdullah Ayan, 1930’lu yıllarda hazırlanan Johnson Planının Mersin, Adana ve Tarsus için önemli bir vizyon ortaya koyduğunu ifade etti.
Bu plana göre Adana sanayi kenti, Mersin dış ticaret merkezi, Tarsus ise yaşam ve dinlenme alanı olarak planlanmıştı. Ancak Türkiye’de hızlanan iç göç hareketi planın uygulanmasını zorlaştırdı.
Plan hazırlanırken Mersin’in nüfusunun 1975 yılında 75 bin olacağının öngörüldüğünü hatırlatan Ayan, göçlerle birlikte nüfusun 350 bine ulaştığını ve bu durumun kentleşme sorunlarını beraberinde getirdiğini söyledi.
Mersin’in tarih boyunca farklı bölgelerden göç alan kozmopolit bir kent olduğuna dikkat çeken Ayan, bu durumun kentin kültürel çeşitliliğini artırdığını da sözlerine ekledi.
Yenişehir Belediyesi Bellek Söyleşilerinin önümüzdeki aylarda da farklı konuklarla devam edeceği ve Mersin’in geçmişine tanıklık etmiş isimlerin kent halkıyla buluşturulacağı belirtildi.