Tarsusi Yöresel Yemek Hikayeleri projesi, Mersin Büyükşehir Belediyesi öncülüğünde hız kesmeden devam ederken, Tarsus’un köklü mutfak kültürü kayıt altına alınarak gelecek kuşaklara aktarılmayı sürdürüyor. Kültürel mirasın korunması ve yaşatılması hedefiyle yürütülen proje kapsamında, yöresel lezzetler geleneksel yöntemlerle hazırlanıyor ve detaylı şekilde arşivleniyor.
Mersin Büyükşehir Belediyesi Kültür, Sanat ve Sosyal İşler Dairesi Başkanlığı bünyesinde faaliyet gösteren Tarsus’a Değer Katanlar Kurulu (TADEKA), yöresel değerlerin korunmasına yönelik çalışmalarını sürdürüyor. Bu kapsamda TADEKA Turizm ve Gastronomi Kurulu tarafından hayata geçirilen ‘Tarsusi Yöresel Yemek Hikayeleri’ projesi, Tarsus mutfağının özgün tariflerini kayıt altına alarak önemli bir arşiv oluşturuyor.
Binlerce yıllık geçmişiyle dikkat çeken Tarsus’ta, mutfak kültürünün vazgeçilmezleri arasında yer alan yüksük çorbası, Tatar çorbası ve mamül gibi lezzetler, TADEKA binası bahçesinde kurulan stantlarda hazırlanıyor. Usta eller tarafından geleneksel ölçülerle yapılan yemeklerin tüm aşamaları kayıt altına alınırken, hazırlanan ürünler etkinliğe katılanlara ikram ediliyor.
Yaklaşık bir yıl önce analı-kızlı yemeğiyle başlatılan proje kapsamında bugüne kadar birçok yöresel tat belgelendi. Lahana sarması, kaynar, vardabit, humus, kokulu çörek ve fındık lahmacun gibi Tarsus’a özgü lezzetler, geleneksel tariflere sadık kalınarak hazırlanıp kayıt altına alındı. Proje, her geçen gün yeni tariflerle genişlemeye devam ediyor.
TADEKA Turizm ve Gastronomi Kurulu Üyesi Murat Çeliker, projeye ilişkin yaptığı değerlendirmede, geleneksel yemeklerin korunmasının önemine dikkat çekti. Çeliker, “Yaklaşık bir yıldır sürdürdüğümüz ‘Tarsusi Yöresel Yemek Hikayeleri’ projesiyle, Tarsus’un zengin mutfak kültürünü kayıt altına alıyoruz. Analı-kızlıdan humusa, vardabitten fındık lahmacununa kadar birçok lezzeti belgeledik. Amacımız, bu yemekleri büyüklerimizden öğrendiğimiz şekliyle yaparak gelecek nesillere aktarmak” ifadelerini kullandı.
Projeye katkı sunan aşçı Seray Uka Keleş ise özellikle Tatar çorbası ve yüksük çorbası gibi yöresel yemeklerin önemine vurgu yaptı. Keleş, “Tatar çorbası Tarsus’ta özellikle düğünlerde yapılan, ancak çok bilinmeyen bir lezzet. Çoğu zaman mantıyla karıştırılıyor. Bu proje sayesinde yöresel yemeklerimizi kayıt altına alarak yaşatıyoruz. Annemden öğrendiğim tariflerle bu yemekleri yapıyorum ve böyle bir çalışmanın içinde olmaktan büyük mutluluk duyuyorum” dedi.
Tarsus mutfağının önemli tatlılarından biri olan mamül, projede dikkat çeken lezzetler arasında yer aldı. Gamze Kılcı, annesinden öğrendiği tarifleri geliştirerek hazırladığı mamül ile etkinliğe katkı sundu. Kılcı, “Mamülü annemden öğrendim. Geleneksel tarifin yanı sıra kendi dokunuşlarımı da ekledim. Hazır satılanlara göre daha farklı bir lezzet ortaya çıkardım. Bu projede yer almak benim için çok değerli” diye konuştu.
Yöresel tatların korunmasının önemine değinen Kılcı, “Bugün mamülü birçok yerde bulmak mümkün. Ancak evde yapılanın yeri ayrı. Bu proje sayesinde Tarsus’un mutfak kültürü daha geniş kitlelere ulaşıyor. Bu çalışmanın kente büyük katkı sağlayacağına inanıyorum” ifadelerini kullandı.
Mersin Büyükşehir Belediyesi öncülüğünde sürdürülen proje, yalnızca yemek tariflerini değil, aynı zamanda bu yemeklerin arkasındaki kültürel hikayeleri de gün yüzüne çıkarıyor. Tarsusi Yöresel Yemek Hikayeleri projesiyle, bölgenin gastronomi mirası korunarak gelecek kuşaklara aktarılması hedefleniyor.