Afetlere dirençli Mersin hedefi doğrultusunda çalışmalarını sürdüren Mersin Büyükşehir Belediyesi, çocuklar ve gençlerin aktif katılımıyla dikkat çeken önemli bir organizasyona daha imza attı. Kentte afet bilincini artırmayı amaçlayan ‘Afet Odaklı Çocuk ve Genç Çalıştayı’, katılımcıların yoğun ilgisiyle gerçekleştirildi.
Mersin Büyükşehir Belediyesi Afet İşleri ve Risk Yönetimi Dairesi Başkanlığı koordinasyonunda, Mersin Büyükşehir Belediyesi Kongre ve Sergi Sarayı’nda düzenlenen çalıştay, gün boyu süren kapsamlı programıyla dikkat çekti. Etkinlikte çocuklar ve gençler, afetlere karşı bilinçlenmenin yanı sıra çözüm üretme süreçlerine de aktif şekilde dahil edildi.
Program kapsamında gerçekleştirilen sunumlarda; afet yönetimi, risk azaltma stratejileri ve afetlere hazırlık süreçleri detaylı şekilde ele alındı. Ardından oluşturulan çalışma gruplarında gençler ve çocuklar, Mersin’in afetlere karşı daha dirençli hale gelmesi için öneriler geliştirdi.
Atölye çalışmaları sırasında ortaya konulan çözüm önerileri, posterler aracılığıyla sunularak değerlendirmeye alındı. Katılımcıların aktif katkı sunduğu bu süreç sonunda elde edilen verilerin rapor haline getirilerek ilgili kurumlarla paylaşılacağı bildirildi.
Çalıştay sonunda katılımcılara afet çantaları hediye edilirken, program toplu fotoğraf çekimi ile sona erdi.
Çalıştayın açılış konuşmasını gerçekleştiren Mersin Büyükşehir Belediyesi Afet İşleri ve Risk Yönetimi Dairesi Başkanı Dr. Kemal Zorlu, afet kavramına ilişkin önemli değerlendirmelerde bulundu. Zorlu, doğa olaylarının çoğu zaman yanlış yorumlandığını belirterek şu ifadeleri kullandı:
“Deprem bir doğa olayıdır. Eğer can ve mal kaybına yol açmıyorsa afet değildir. Ancak yapıların dayanıksız olması ve gerekli önlemlerin alınmaması durumunda bu olaylar afete dönüşür.”
Afet anında doğru davranışın hayati önem taşıdığını vurgulayan Dr. Kemal Zorlu, önceden edinilen bilginin zararları büyük ölçüde azaltabileceğine dikkat çekti. Gençlere seslenen Zorlu, “Sizler geleceğin yapı taşlarısınız. Afet bilinciyle hareket ederek hem kendinizi hem çevrenizi koruyabilirsiniz” dedi.
Zorlu ayrıca, Mersin Büyükşehir Belediyesi’nin özellikle iklim değişikliği kaynaklı risklere karşı kapsamlı çalışmalar yürüttüğünü belirterek; sel, taşkın ve heyelan gibi olayların etkilerini azaltmaya yönelik projelerin sürdüğünü ifade etti.
Afet, Risk Hazırlığı Yönetimi ve Lojistik Şube Müdürü Ayşegül Akça ise çalıştayın içeriğine ilişkin detayları paylaştı. Programın ilk bölümünde Türkiye Afet Müdahale Planı ve İl Risk Azaltma sunumlarının gerçekleştirildiğini belirten Akça, ardından düzenlenen atölyelerde önemli çıktılar elde edildiğini söyledi.
“Mersin’in maruz kaldığı afet türlerini ve gençlerin bu süreçten nasıl etkilendiğini ele aldık. Katılımcılar oldukça yaratıcı ve uygulanabilir çözüm önerileri sundu” diyen Akça, çalıştay sonuçlarının kapsamlı bir rapor haline getirileceğini ifade etti.
Hazırlanacak rapor doğrultusunda belediyenin yeni eylem planları oluşturacağını belirten Ayşegül Akça, diğer kurumları ilgilendiren önerilerin de ilgili paydaşlarla paylaşılacağını dile getirdi.
Çalıştaya katılan Akdeniz İlçesi Nusratiye Mahalle Muhtarı ve Mersin Arama Kurtarma Başkanı Mehmet Dindar, gençlerin sürece dahil edilmesinin önemine dikkat çekti. Dindar, “Gençlerin fikirlerini özgürce ifade edebildiği bu tür çalışmalar, toplumun geleceği açısından büyük önem taşıyor” dedi.
Çalıştaya katılan görme engelli bireylerden Sait Acar, etkinliğin kapsayıcı yapısına dikkat çekerek, afet bilincinin toplumun tüm kesimlerine yayılması gerektiğini vurguladı.
Mersin Büyükşehir Belediyesi Çocuk Meclisi üyesi Rauf Bora Keskin ise kentin afet riski taşıdığına dikkat çekerek, bu tür eğitimlerin gençler için son derece faydalı olduğunu belirtti.
Mersin Arama Kurtarma ekibi üyeleri Fatma Uçar ve Gül Aynur Akdemir de özellikle sel ve yangın riskine dikkat çekerek, çalıştayın farkındalık açısından önemli bir adım olduğunu ifade etti.
Gerçekleştirilen çalıştay ile birlikte Mersin Büyükşehir Belediyesi, afetlere karşı daha bilinçli, hazırlıklı ve dayanıklı bir toplum oluşturma yolunda önemli bir adım daha atmış oldu. Özellikle çocuklar ve gençlerin sürece dahil edilmesi, geleceğe yönelik umut verici bir gelişme olarak değerlendirildi.