Mersin Büyükşehir Belediyesi Altın Kovan Projesi, kent genelinde tarımsal verimliliği artırmak ve kırsal kalkınmayı sürdürülebilir kılmak amacıyla üreticilere sunduğu kapsamlı desteklerle bal üretiminde yeni bir dönemin kapılarını aralıyor. Mersin Büyükşehir Belediyesi Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı tarafından titizlikle yürütülen proje; küçük ve orta ölçekli arı yetiştiricilerini desteklemenin ötesine geçerek, bölge ekosisteminin korunmasına ve doğadaki biyolojik çeşitliliğin sürdürülmesine stratejik bir katkı sunuyor.
Altın Kovan Projesi’ni klasik hibe programlarından ayıran en temel özellik, döngüsel ve kendi öz kaynaklarını üreten yapısı olarak öne çıkıyor. Proje kapsamında desteklenen arıcıların çoğalttığı kolonilerden elde edilen yeni kovanlar, belirli bir takvim çerçevesinde geri toplanarak sonraki süreçte yeni yetiştiricilere dağıtılıyor. Dışarıdan ilave arı alımına ihtiyaç duymadan büyüyen bu dayanışma zinciri, kamu kaynaklarının en yüksek verimle kullanılmasını sağlarken kırsalda üretimin kesintisiz devam etmesine zemin hazırlıyor.
Arıların meyve, sebze ve yaban hayatındaki tozlaşma (polinizasyon) sürecinde üstlendiği kritik rol göz önüne alındığında, verilen ekipman ve kovan destekleri doğrudan bölge tarımındaki verim artışına yansıyor.
Projenin teknik detayları ve uygulama aşamaları hakkında bilgi veren Mersin Büyükşehir Belediyesi Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı personeli Ziraat Mühendisi Hüseyin Topkara, çalışmanın 2025 yılında belirlenen pilot ilçelerde başlatıldığını hatırlattı. Saha kriterlerini karşılayan üreticilerin projeye dahil edildiğini belirten Topkara, şu açıklamayı yaptı:
“Projemize 2025 yılında pilot seçilen ilçelerde başladık. Mersin İli Arı Yetiştiricileri Birliği’ne kayıtlı olan ve kovan varlığı 50 ile 100 arasında olan üreticilerimize yönelik bir proje. Kriterlerimize uyan 40 yetiştiriciyi seçtik. Yetiştiricilere kişi başı 30 tane katlı ve polen tuzaklı arılı kovan desteği sağladık. Bunun yanında 90 kilogram da arı besini verdik.”
Şu ana kadar toplam 2 bin 400 adet arılı kovan desteği sağladıklarını vurgulayan Hüseyin Topkara, döngüsel modelin hedeflerine ilişkin şu ifadeleri kullandı:
“2025 yılında destek sağladığımız üreticilerimiz kolonilerini çoğalttılar ve bu yıl arılardan, polen ve bal gibi ürünleri almaya başladılar. Altın Kovan Projesi sürdürülebilir bir projedir. 2027 yılında dışarıdan hiç arı almadan, sadece kendi yetiştiricimizden 1.200 kovan arıyı toplayarak yeni yetiştiricilerle buluşturacağız.”
Arıcılığın yalnızca ticari bir faaliyet değil, gezegenin geleceği için hayati bir ekolojik süreç olduğuna dikkat çeken Topkara, “İnsanların beslenmesiyle ilgili tüm noktalarda, arılara ihtiyacımız var. Arı; meyve ağaçlarının tozlaşmasını, daha verimli hale gelmesini ve doğadaki bitkilerin çoğalmasını sağlayan bir canlı. Doğaya ve insanlığa büyük katkısı var. Bu kapsamda da Mersin Büyükşehir Belediyesi Altın Kovan Projesi ile yalnızca üreticiye destek olmuyor, aynı zamanda ekosisteme de büyük bir katkı sağlamış oluyor” dedi.
Mersin’in Erdemli ilçesinde aile mesleği olarak üç kuşaktır arıcılık yapan Ateş ailesi, projeden yararlanan üreticiler arasında yer alıyor. Proje sayesinde kovan kapasitelerini artıran ve bu yılki bal rekoltesinden oldukça memnun kalan kadın üretici Kudret Ateş, “Bu sene balımız geçen seneden daha fazla ve daha güzel oldu. Mersin Büyükşehir Belediyesi’ne, özellikle üretici kadınlara verdiği desteklerden dolayı teşekkür ederim” şeklinde konuştu.
Destekleme sürecinin pratik işleyişine dair detayları paylaşan Kudret Ateş’in eşi Abdulkerim Ateş ise sistemin üreticiyi yormadan büyüttüğünü belirterek şöyle konuştu:
“İçinde 5 çıta arıyla 30 tane kovan aldık. Aldıktan 1 sene sonra 5 çıta olarak geri iade ettik. 15 tanesini de gelecek sene teslim edeceğiz. Başkanımız Vahap Seçer’e ve ekibine teşekkür ediyorum. Şu an balımızı hasat ediyoruz. Perakende ve kilo ile yaptığımız satışlardan da güzel kazanç elde ediyoruz.”
Ailenin genç kuşak temsilcisi Sefa Hilmi Ateş, üretim sürecinin hem ekonomik hem de manevi tatmin sağladığını vurgulayarak, “Büyükşehir’in desteği ile daha verimli bir sene oldu. Ben arıcılık yapmaya devam edeceğim. Üretim yapmak, emek harcamak ve işin sonunda da hasadı yapmak çok keyifli. Aynı zamanda da ekosisteme ciddi bir katkı sağlıyoruz. O yüzden yaptığım işten çok mutluyum” ifadelerini kullandı.
Mesleği çocuklarına devretmenin gururunu yaşayan ve geçmişteki imkansızlıklara kıyasla bugünkü imkanların üreticiyi rahatlattığını söyleyen aile büyüğü Hilmi Ateş ise “Çocuklarım mesleğimi devam ettirebildiği için çok mutluyum. Destekler çok iyi geldi. Vahap Başkanımıza ve tüm çalışanlara teşekkür ederim” dedi.