Yeni ithalat rotası küresel krizlerle birlikte yeniden şekillenirken, Mersin bu süreçte stratejik bir merkez olarak öne çıkmaya hazırlanıyor. Mersin Ticaret ve Sanayi Odası (MTSO) Yönetim Kurulu Başkanı Hakan Sefa Çakır, katıldığı canlı yayında hem küresel gelişmeleri hem de Türkiye ve Mersin’in bu süreçteki konumunu değerlendirdi.
Sun TV – Kanal 33 ortak yayınında Ali Gürkan Şamiloğlu’nun sorularını yanıtlayan Çakır, dünyada yaşanan savaşların ekonomik dengeleri kökten değiştirdiğini söyledi. Özellikle İran – ABD – İsrail geriliminin küresel ticaret üzerinde ciddi etkiler yarattığını belirten Çakır, Hürmüz Boğazı üzerinden geçen enerji ve gıda tedarikinin sekteye uğramasının zincirleme bir kriz oluşturduğunu vurguladı.
Çakır, “Hürmüz Boğazı dünya petrolünün yüzde 20’sini etkiliyor. Buradaki aksama sadece enerji değil, gıda ve lojistik maliyetlerini de doğrudan artırıyor. Pandemiden daha büyük bir tedarik kriziyle karşı karşıyayız” dedi.
Küresel ticarette kartların yeniden dağıtıldığını ifade eden Çakır, büyük sermaye gruplarının güvenli liman arayışına girdiğini belirtti. Özellikle Dubai gibi finans merkezlerinden kaçış başladığını söyleyen Çakır, Türkiye’nin bu noktada avantajlı konumda olduğunu dile getirdi.
“Türkiye şu anda en güvenli limanlardan biri. Bu sermayeyi doğru yönetirsek büyük bir fırsat yakalayabiliriz” diyen Çakır, yeni dönemde yatırım çekmenin kritik olacağını söyledi.
Enerji fiyatlarının hızla artabileceğine dikkat çeken Çakır, petrol fiyatlarının kısa sürede 120-135 dolar bandına çıkabileceğini belirtti. Bu durumun lojistik maliyetleri artırarak tüm dünyada yeni bir enflasyon dalgası yaratacağını ifade etti.
Ayrıca enerjiye erişimde yaşanan sorunların bazı ülkelerde ciddi krizlere yol açtığını belirten Çakır, “Elektrik üretimi aksayan ülkelerde okullar kapanıyor, ulaşım kısıtlanıyor” dedi.
Yaşanan gelişmelerin Mersin için büyük fırsatlar barındırdığını vurgulayan Çakır, alternatif enerji ve ticaret rotalarının Türkiye üzerinden şekillenebileceğini söyledi.
“Mersin, Doğu Akdeniz’in en kritik limanlarından biri olacak. Yeni boru hatları ve lojistik projelerle enerji transferinde merkez haline gelebiliriz” ifadelerini kullandı.
Küresel ticarette yön değiştiren yaklaşık 4.4 milyar dolarlık ithalat hacminin yeni merkez aradığını belirten Çakır, bu potansiyelin Mersin’e çekilebileceğini söyledi.
“Hava, kara, deniz ve demiryolu altyapımızı güçlendirirsek Avrupa’nın kaybettiği sermayeyi çekebiliriz” dedi.
Sadece enerji değil, tarım, sanayi ve turizm alanlarında da Türkiye’nin avantajlı konuma gelebileceğini belirten Çakır, özellikle gıda üretiminde güçlü olunmasının önemine dikkat çekti.
“Türkiye gıda, enerji ve lojistikte güçlü kalmalı. Bu süreçte üretimi durdurmadan devam etmemiz gerekiyor” diye konuştu.
Mersin Limanının mevcut kapasitesinin yeterli olmayacağını belirten Çakır, yeni yatırımlarla büyütülmesi gerektiğini ifade etti.
“Mersin’in doğal avantajı var. Bu avantajı doğru planlama ile büyütmeliyiz. Adana ve İskenderun dolsa bile Mersin her zaman dolacak” dedi.
Sanayide rekabet gücünün korunması için yapay zeka, dijitalleşme ve yeşil dönüşümün şart olduğunu belirten Çakır, KOBİ’lerin bu dönüşüme ayak uydurması gerektiğini söyledi.
“Kurumsal firmaların yüzde 24’ü yapay zeka kullanıyor, KOBİ’lerde bu oran yüzde 4,5. Bu farkı kapatmalıyız” dedi.
Şehirdeki tüm kurumların ortak hareket ettiğini belirten Çakır, valilik, belediyeler, odalar ve sivil toplum kuruluşlarının koordineli şekilde çalıştığını ifade etti.
“Mersin tek ses oldu. Bu birliktelik sayesinde büyük fırsatları değerlendirebiliriz” dedi.
Konuşmasının sonunda önemli bir mesaj veren Çakır, küresel krizin aynı zamanda büyük fırsatlar barındırdığını belirterek şunları söyledi:
“Bu fırsat her zaman gelmez. Geleceği konuşmalı, yatırımı ve üretimi artırmalıyız. Mersin’in potansiyelini en iyi şekilde değerlendirmeliyiz.”