Tarsus çilek hasadı, kentin tarım vizyonunu güçlendiren örnek projelerden biri olarak dikkat çekerken, modern üretim tekniklerinin sahaya yansıdığı Hidroponik Sera Tesisi’nde ilk ürünler toplandı. Tarsus Belediyesi öncülüğünde hayata geçirilen proje; yalnızca bir tarımsal faaliyet olmanın ötesine geçerek eğitim, istihdam ve sürdürülebilirlik hedeflerini bir araya getiren kapsamlı bir model olarak öne çıkıyor.
Tarsus Belediyesi tarafından uluslararası destekle kurulan Hidroponik Sera Tesisinde düzenlenen ilk hasat programına; Tarsus Belediye Başkanı Ali Boltaç, Hilvan Belediye Eş Başkanı Serhan Paydaş, Ziraat Odası Meclis Başkanı Muhittin Bolat, Tarım Lisesi Müdürü Nurettin Ambaroğlu, Ticaret Borsası Genel Sekreter Yardımcısı Ezgi Fındık, Halk Eğitimi Müdür Yardımcıları Ahmet Gökhan Göktürk ve Yakup Zor ile birlikte meclis üyeleri, muhtarlar ve öğrenciler katıldı.
Gerçekleştirilen hasat etkinliği, sadece bir üretim sürecinin başlangıcı değil; aynı zamanda Tarsus’ta tarımın dönüşümüne yönelik önemli bir adım olarak değerlendirildi.
Toplam 2165 metrekarelik alanda kurulan serada yaklaşık 30 bin kök çilek üretimi gerçekleştiriliyor. Modern tarım tekniklerinin uygulandığı tesiste, toprak yerine hindistan cevizi kabuğundan elde edilen kokopit kullanılarak üretim yapılırken, süreç tamamen otomasyon sistemiyle yönetiliyor.
Damlama sulama sistemi ile desteklenen üretim modelinde su tasarrufu dikkat çekiyor. Geleneksel yöntemlerde yaklaşık 600 ton su tüketilirken, bu sistem sayesinde aynı üretim sadece 60 ton su ile gerçekleştirilebiliyor. Bu da projenin çevresel sürdürülebilirlik açısından önemini ortaya koyuyor.
Serada yetiştirilen “Petaluma” cinsi çilekler, iri yapısı, yüksek aroması ve lezzetiyle öne çıkarken, üretim sürecinde iyi tarım uygulamaları esas alınıyor.
Tarsus Belediye Başkanı Ali Boltaç, projenin yalnızca bugünü değil, geleceği de şekillendirdiğini belirterek şu ifadeleri kullandı: “Gelecek nesiller beton kemirmeyecek. Temiz, sağlıklı ve ulaşılabilir gıdaya erişmek için daha çok çalışacak. Biz bu kentte üretimin yeni yollarını açıyoruz.”
Su ve gıdanın stratejik önemine dikkat çeken Boltaç, “Bugün yaşanan krizlerin temelinde su ve gıda var. Bu nedenle hem toprağımıza hem de su kaynaklarımıza sahip çıkmak zorundayız.” diyerek sürdürülebilir tarımın önemine vurgu yaptı.
Projede tarım lisesi öğrencilerinin aktif rol aldığını belirten Ali Boltaç, teorik bilginin sahada uygulamayla desteklenmesinin önemine dikkat çekti. Bu sayede gençlerin modern tarım tekniklerini yerinde öğrenme fırsatı bulduğu ifade edildi.
İlk ürünlerin doğrudan Tarsus halkına sunulacağını belirten Boltaç, “İlk hasadı hemşerilerimizle paylaşacağız. Çünkü bu üretim bu kentin insanlarına aittir.” dedi.
Sonraki hasatlardan elde edilecek gelirin yeniden üretime aktarılacağını ifade eden Boltaç, “Bu gelirlerle yeni seralar kuracak, daha fazla istihdam sağlayacağız. Amacımız sürdürülebilir ve toplumsal fayda sağlayan bir üretim modeli oluşturmak.” şeklinde konuştu.
Projenin sosyal boyutuna da değinen Ali Boltaç, özellikle kadın istihdamının artırılmasına yönelik çalışmalar yürütüldüğünü belirtti. Kadınların üretim sürecine aktif katılımının sağlandığını ifade eden Boltaç, isteyen kadınlara kendi seralarını kurmaları için destek verildiğini açıkladı.
“Biz burada sadece üretim yapmıyoruz; aynı zamanda üretimin nasıl yapılacağını öğretiyoruz” diyen Boltaç, projenin aynı zamanda bir eğitim ve kalkınma modeli olduğunun altını çizdi.