Coğrafi işaret alanında yürütülen çalışmaların masaya yatırıldığı “Mersinli Üreticiler Coğrafi İşaretleri Konuşuyor” programı, ikinci gününde de yoğun katılımla devam etti. Mersin Büyükşehir Belediyesi ile Mersin Ticaret ve Sanayi Odası (MTSO) ev sahipliğinde gerçekleştirilen organizasyon kapsamında kente gelen uzmanlar, akademisyenler, kooperatif temsilcileri ve sektör paydaşları, Mersin’in üretim gücünü ve coğrafi işaret potansiyelini yerinde inceleme fırsatı buldu.
“Akdeniz’in Mirası, Toprağın Kimliği” sloganıyla düzenlenen program çerçevesinde katılımcılar, kırsal kalkınma ve katma değerli üretim konusunda örnek gösterilen projeleri ziyaret etti. Program kapsamında ilk olarak Hamzabeyli Evimiz Atölyesi gezildi. Ardından heyet, kooperatifçilik alanında önemli çalışmalara imza atan Tarsus Eshab-ı Kehf Tarımsal Kalkınma Kooperatifinde incelemelerde bulundu.
Mersinden Kadın Kooperatifi iş birliğinde gerçekleştirilen saha ziyaretlerinde katılımcılar, kadın üreticilerin coğrafi işaretli ürünleri nasıl ekonomik değere dönüştürdüğünü yakından gözlemledi. Hamzabeyli’de faaliyet gösteren atölyede özellikle Mersin Kan Portakalı başta olmak üzere bölgenin önemli ürünlerinin işlenme süreçleri anlatıldı.
Ziyaret sırasında kadın üreticiler deneyimlerini paylaşırken, üretimden pazarlamaya kadar geçen süreçte karşılaştıkları sorunlar ve elde ettikleri başarı hikâyeleri de aktarıldı. Katılımcılar, kadın emeğinin kırsal kalkınmadaki rolüne dikkat çekerek bu tür projelerin yaygınlaştırılması gerektiğini vurguladı.
Programın ikinci durağı olan Tarsus Eshab-ı Kehf Tarımsal Kalkınma Kooperatifinde ise katılımcılar, Tarsus’un önemli coğrafi işaretli ürünlerinden biri olan Sarı Ulak Zeytininin üretim süreçlerini yerinde inceledi. Heyet, üretim aşamalarını gözlemlemenin yanı sıra ürünleri tatma fırsatı da buldu.
Kooperatif yöneticileri tarafından yapılan sunumlarda, coğrafi işaretli ürünlerin üreticiye sağladığı ekonomik katkılar ve markalaşma süreçleri hakkında bilgiler verildi.
Mersin Büyükşehir Belediyesi Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanı Abdullah Selçuk Şahutoğlu, programın temel amacının Mersin’in sahip olduğu coğrafi işaretli ürünleri korumak, tanıtmak ve yaygınlaştırmak olduğunu belirtti.
Coğrafi işaretlerin kırsal kalkınmanın en önemli araçlarından biri olduğunu ifade eden Şahutoğlu, belediye olarak bu alanda önemli çalışmalar yürüttüklerini söyledi. Mersin’de hali hazırda tescilli 24 coğrafi işaretli ürün bulunduğunu hatırlatan Şahutoğlu, belediyenin yürüttüğü çalışmalar sonucunda 5 yeni ürün için de başvuru aşamasına gelindiğini kaydetti.
Şahutoğlu, verimli toprakları ve uygun iklim koşullarıyla Mersin’in çok daha fazla ürünü coğrafi işaretle buluşturabilecek kapasiteye sahip olduğuna dikkat çekerek, bu potansiyelin ortaya çıkarılması için çalışmaların hız kesmeden sürdüğünü ifade etti.
Şahutoğlu, Gülnar Kişniş Üzümüne coğrafi işaret alınmasının önemli bir başarı olduğunu belirtirken, Bozyazı Gölevezi ve Kravga Eriği gibi ürünler için de çalışmaların sürdüğünü açıkladı. Mersin’in coğrafi işaret alanında Türkiye’nin önde gelen kentlerinden biri olabileceğini belirten Şahutoğlu, mevcut potansiyelin değerlendirilmesiyle kırsal kalkınmaya önemli katkılar sağlanacağını dile getirdi.
Yöresel Ürünler ve Coğrafi İşaretler Türkiye Araştırma Ağı (YÜciTA) Başkanı Prof. Dr. Yavuz Tekelioğlu, programın Türkiye açısından örnek bir organizasyon olduğunu söyledi.
Salondaki katılımın ve özellikle kadın üreticilerin yoğun ilgisinin kendisini son derece etkilediğini belirten Tekelioğlu, bugüne kadar gerçekleştirilen coğrafi işaret etkinliklerinde bu kadar yüksek üretici katılımına çok nadir rastlandığını ifade etti.
Üreticilerin kendi hikâyelerini anlatmasının ve sorunlarını doğrudan paylaşmasının programın en önemli yönlerinden biri olduğunu vurgulayan Tekelioğlu, Mersin’de ortaya konulan modelin diğer kentlere de örnek olabileceğini dile getirdi.
Prof. Dr. Tekelioğlu, özellikle Hamzabeyli Evimiz Atölyesinin kırsal kalkınma açısından büyük önem taşıdığına dikkat çekti. Kadınların üretim sürecine aktif olarak katılmasının hem ekonomik hem de sosyal açıdan önemli sonuçlar doğurduğunu belirten Tekelioğlu, bu tür projelerin Anadolu’nun birçok bölgesinde yaygınlaştırılması gerektiğini söyledi.
Kırsal bölgelerde yaşayan kadınların yerel ürünleri geleceğe taşıyan en önemli aktörler olduğunu ifade eden Tekelioğlu, kadın emeğinin desteklenmesinin sürdürülebilir kalkınmanın temel unsurlarından biri olduğunu kaydetti.
Mersin’in mevcut 24 coğrafi işaretli ürün sayısının önemli olduğunu ancak potansiyeli tam olarak yansıtmadığını belirten Tekelioğlu, kapsamlı bir coğrafi işaret envanteri hazırlanması gerektiğini söyledi.
Envanter çalışmasının tamamlanmasının ardından çok sayıda ürünün tescil sürecine dahil edilebileceğini belirten Tekelioğlu, gelecekte Mersin’in coğrafi işaretli ürün sayısının 80 hatta 100’ün üzerine çıkabileceğini ifade etti.
Akdeniz Üniversitesi Coğrafi İşaretler Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Prof. Dr. Mehmet Zanbak da programın oldukça verimli geçtiğini belirterek, organizasyonun üretici odaklı yapısının dikkat çekici olduğunu söyledi.
Zanbak, kadın üreticilerin, kooperatiflerin ve birliklerin etkinlik boyunca aktif rol üstlenmesinin organizasyonu farklı kıldığını ifade ederek, Mersin’in coğrafi işaret alanında çok daha fazla ürünü tescilleyebilecek kapasiteye sahip olduğunu kaydetti.
Programa katılan kooperatif temsilcileri ve sektör paydaşları da Mersin’de yürütülen çalışmaların örnek niteliğinde olduğunu belirtti. Özellikle kadın üreticilere verilen destek, kooperatifleşme çalışmaları ve kırsal kalkınma projeleri katılımcılardan tam not aldı.
Yetkililer, coğrafi işaretli ürünlerin artırılmasıyla birlikte hem üreticilerin gelir seviyesinin yükseleceğini hem de bölgesel kalkınmanın hız kazanacağını ifade etti. Program sonunda Mersin’in sahip olduğu tarımsal ve kültürel değerlerin daha güçlü şekilde tanıtılması için ortak çalışmaların sürdürülmesi konusunda görüş birliği sağlandı.