Akademisyenlerimiz, yurt dışında yürüttükleri Türkçe öğretimi faaliyetlerine ilişkin deneyimlerini öğrencilerle paylaşmak üzere düzenlenen panelde önemli değerlendirmelerde bulundu. İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü tarafından organize edilen “Yurt Dışında Türk Dili Öğretimi: Deneyimlerin Paylaşımı” başlıklı etkinlik, Prof. Dr. Uğur Oral Konferans Salonu’nda yoğun katılımla gerçekleştirildi.
Panele akademik ve idari personelin yanı sıra çok sayıda öğrenci katıldı. Etkinlikte salonun büyük ölçüde dolması dikkat çekerken, öğrencilerin yurt dışı akademik deneyimlere olan ilgisi de bir kez daha gözler önüne serildi.
Panelin moderatörlüğünü üstlenen Doç. Dr. Turgay Sebzecioğlu, konuşmasında dil öğretiminin yalnızca sınıf ortamında gerçekleştirilen teknik bir süreç olmadığını vurguladı. Sebzecioğlu, bu sürecin aynı zamanda bir kültür aktarımı ve yaşam biçimi olduğunu belirterek, yurt dışındaki görevlerin “serüvenlerle dolu bir macera” olarak değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.
Doç. Dr. Nejla Orta, Uppsala Üniversitesi Türkoloji Kürsüsü’ndeki görev sürecine dair izlenimlerini katılımcılarla paylaştı. Sunumunda görsellere de yer veren Orta, üniversitenin tarihi yapısından İsveç’in iklim koşullarına kadar birçok detayı aktararak İskandinavya’daki akademik hayat hakkında kapsamlı bilgiler sundu.
Öğr. Gör. Dr. Dilek Yumru, Belarus Devlet Ekonomi Üniversitesi ve Vilnius Üniversitesi’ndeki deneyimlerini anlattı. Yumru, Belarus ve Litvanya’nın sanata ve dile verdiği önemin altını çizerek, düzenlediği sosyal ve kültürel etkinliklerle Türk kültürünü tanıtmayı hedeflediğini belirtti.
Öğr. Gör. Dr. Özgür Öner, Zagreb Üniversitesi’nde yürütülen Türkoloji çalışmalarına değinerek, bölgede Türkçeye duyulan ilginin köklü bir geçmişe dayandığını ifade etti. Öner, Osmanlı mirasının etkisiyle Hırvatistan’da Türk diline yönelik güçlü bir ilgi bulunduğunu ve kütüphanelerde önemli el yazması eserlerin yer aldığını vurguladı.
Öğr. Gör. Erdinç Kaplan, Novi Sad Üniversitesi Felsefe Fakültesi Dil Merkezi’ndeki çalışmalarına ilişkin deneyimlerini aktararak, farklı bir kültürde “yabancı” olarak yaşamanın getirdiği zorluklara dikkat çekti. Kaplan, saha deneyimlerinin mesleki gelişime önemli katkılar sunduğunu dile getirdi.
Öğr. Gör. Mustafa Parlak ise Cezayir 2 Üniversitesi (Université d\'Alger 2)’ndeki görev sürecinden örnekler paylaştı. Parlak, Cezayir’de karşılaşılan en büyük zorluğun dil bariyeri olduğunu belirterek, akademik Arapça ile günlük hayatta kullanılan yerel Arapça arasındaki farkların iletişim sürecini zorlaştırdığını ifade etti.
“Yurt Dışında Türkolog Olmak” temasıyla öne çıkan panelde, özellikle Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü öğrencilerine yol gösterici bilgiler aktarıldı. Yurt dışında görev almak isteyen adayların sahip olması gereken yetkinlikler, kültürel uyum süreci ve akademik hazırlık konuları detaylı şekilde ele alındı.
Etkinlik, konuşmacılara teşekkür belgelerinin takdim edilmesi, soru-cevap bölümü ve günün anısına çekilen toplu hatıra fotoğrafının ardından sona erdi. Program, katılımcılar tarafından ilgiyle takip edilirken, benzer etkinliklerin devam etmesi yönünde görüşler dile getirildi.
Basın ve Halkla İlişkiler Şube Müdürlüğü