Uluslararası alanda büyük bir bilimsel başarıya imza atılarak UNESCO UNITWIN Ağı'nın resmi başvurusu onaylandı ve kabul süreci resmen tamamlandı. Nepal merkezli yürütülecek bu devasa küresel girişim, dünya genelindeki gıda güvenliği ve biyolojik çeşitlilik çalışmalarına yön vermeyi hedefliyor. Nepal’deki Madan Bhandari Bilim ve Teknoloji Üniversitesi (MBUST) koordinatörlüğünde hayata geçirilen ve "Himalayan Biodiversity Network for the Revitalization of Forgotten Food Plants" başlığını taşıyan proje; Türkiye, Bangladeş, Pakistan, Güney Kore, Vietnam, Malezya, Arjantin, Peru, Kazakistan, İtalya ve Çin olmak üzere toplam 12 farklı ülkeden çok sayıda seçkin üniversiteyi ve araştırma kurumunu aynı çatı altında buluşturuyor.
Türkiye'den Dört Güçlü Üniversite Projede Yer Alıyor
Küresel ölçekte yürütülecek bu kapsamlı çalışmaya Türkiye’den toplam dört farklı üniversite akademisyen düzeyinde güçlü bir akademik katkı sunacak. Projede yer alan Türk bilim insanları arasında; Fen Fakültesi Biyoteknoloji Bölümü öğretim üyesi Prof. Dr. Faheem Shehzad Baloch, Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi'nden Prof. Dr. Mehtap Yıldız, Çukurova Üniversitesi'nden Prof. Dr. Hatıra Taşkın ve Hatay Mustafa Kemal Üniversitesi Ziraat Fakültesi'nden Prof. Dr. Durmuş Alpaslan Kaya aktif olarak görev alacak.
Himalaya'nın Bitki Genomisinde Kritik Rol
Uluslararası konsorsiyum içerisinde, Türk akademisyenlerin üstlendiği roller projenin geleceği açısından büyük önem taşıyor. Özellikle Prof. Dr. Faheem Shehzad Baloch, Himalaya bölgesinin az bilinen ve unutulmaya yüz tutmuş bitki türleri üzerinde kritik çalışmalara imza atacak. Baloch; bitki genomisi, moleküler ıslah, genetik kaynak karakterizasyonu ve gelişmiş genetik haritalama çalışmalarını yönetecek. Aynı zamanda tüm genom yeniden dizileme ve modern pangenom geliştirme faaliyetlerine öncülük edecek. Proje süresince bilimsel danışmanlık üstlenecek olan deneyimli isim, tematik çalışma grupları, özel eğitim programları, uluslararası çalıştaylar, akademik değişim programları ve lisansüstü öğrenci ortak süpervizyonu gibi alanlarda ağın kapasitesinin artırılmasına doğrudan katkı sağlayacak.
İklim Değişikliğine Karşı Geleneksel Gıda Bitkileri Koruma Altında
Son yıllarda küresel çapta etkisini artıran iklim değişikliği, bitki hastalıkları ve genetik erozyon gibi etkenler Himalaya bölgesinin eşsiz florasını tehdit ediyor. Bu kapsamda hayata geçirilen ağ; bölgenin geleneksel gıda bitkilerinin genomik karakterizasyonunu çıkarmayı, değerli biyomateryal ve biyoaktif bileşenler üzerinde araştırmalar yapmayı amaçlıyor. Gelişmiş in vitro koruma ve bitki doku kültürü teknikleri sayesinde nesli tehlike altındaki türlerin geleceği güvence altına alınacak. Akademik araştırma, nitelikli eğitim, kapasite geliştirme ve toplumsal katılım unsurlarını bir araya getiren bu stratejik ortaklık, hem Himalaya biyoçeşitliliğinin korunmasına hem de kalıcı uluslararası bilimsel iş birliğinin güçlenmesine zemin hazırlayacak.
Sponsorlu Reklam




English
Русский
Yorumlar (0)