Sempozyum kapsamında bir araya gelen yerel yönetim temsilcileri, demokratik ve sosyal belediyecilik anlayışının güçlendirilmesine yönelik önemli değerlendirmelerde bulundu. Türkiye Belediyeler Birliği (TBB) Başkan Vekili ve Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer, Ankara’da düzenlenen 7. Ulusal Yerel Yönetimler Sempozyumunda yaptığı konuşmalarla dikkat çekti.
Türkiye Belediyeler Birliği ile Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi iş birliğinde gerçekleştirilen sempozyum, 10-11-12 Aralık tarihlerinde TBB Hizmet Binası’nda yapılmaya başladı. Bu yılki ana tema olan “Demokratik ve Sosyal Belediyecilik”, yerel yönetimlerin geleceğine ışık tutmayı hedefliyor.
Açılış konuşmasını yapan Başkan Vahap Seçer, pandemi döneminde yaşanan aksama nedeniyle sempozyumun bir süre yapılamadığını hatırlatarak, TBB’nin önceki dönem yöneticilerine katkılarından dolayı teşekkür etti. Seçer, sempozyumun yerel yönetimlere değerli çıktılar sunacağını belirterek şu ifadeleri kullandı:
“Bu üç günlük programda ortaya çıkacak fikirler, bizler için adeta bir el feneri olacak. Bilimsel görüşlerin ve uygulamaların paylaşılacağı bu ortam, önümüzdeki süreci daha sağlıklı yönetmemize katkı sunacak.”
Deneyim paylaşımının önemine özellikle değinen Seçer, belediye başkanlığı görevindeki altı buçuk yıllık sürecinde farklı görüşleri dinlemenin kendisine çok şey kattığını söyledi. Seçer, “Sizden daha iyi bilen mutlaka vardır. Onu dinlemek, deneyimlerinden faydalanmak gerekir” diyerek katılımcı belediyeciliğin önemini vurguladı.
Konuşmasında demokrasi vurgusu yapan Seçer, yerel yönetimlerin halkın iradesinin en açık şekilde yansıdığı kurumlar olduğunu söyledi. Başkan Seçer, belediye başkanının kimliğinin ve toplumdaki algısının seçimlerde etkili olduğuna işaret ederek şu sözleri kullandı:
“Hepimiz demokrasiye aşığız ama yönetime gelince bazen bu duygudan uzaklaşabiliyoruz. Oysa demokrasinin gerçek başlangıç noktası belediyelerdir.”
Mersin’de katılımcı demokrasiyi güçlendirmek adına yaptıkları çalışmalara değinen Seçer, özellikle ‘Kente Sözümüz Var’ toplantılarını örnek gösterdi. Kentteki tüm kurumlar, sivil toplum örgütleri, meslek odaları ve kooperatiflerle düzenli olarak bir araya geldiklerini belirten Seçer şu ifadeleri kullandı:
“Her toplantımız en az 4-5 saat sürüyor. Vatandaşın dilinden, sokağın gerçeklerinden çok şey öğreniyoruz. Bir şehrin sorunlarını en iyi bilen her zaman o şehirde yaşayan vatandaştır.”
Mersin’e Değer Katanlar (MEDEKA) Projesi hakkında bilgi veren Seçer, kültürel ve sanatsal faaliyetlerde görev alan STK’ların tarafsız ve eşit bir şekilde desteklenmesi amacıyla bu yapıyı oluşturduklarını anlattı. STK’ların önemine değinen Seçer, “Sivil toplum temsilcileri siyasetçilerin iyi ve kötü gününde yanında duran yol arkadaşlarıdır” dedi.
Mersin’de uzun yıllardır yaşanan plansız şehirleşmenin sorunlarına değinen Seçer, ilgili meslek odalarıyla iş birliği içinde çalışarak şeffaf ve katılımcı bir planlama modeli uyguladıklarını aktardı. Seçer, “Kapıları açtığınızda kavgasız, gürültüsüz planlama yapmak mümkün oluyor” dedi.
Konuşmasında sosyal politikaların kent yönetimindeki ağırlığına dikkat çeken Seçer, Sosyal Politikalar Ofisi aracılığıyla yapılan çalışmaların kapsamını da anlattı. Kadınlar, yaş almış bireyler, çocuklar, üreticiler ve dezavantajlı gruplara yönelik politikaların kentteki sosyal adaletsizliğin etkilerini azaltmayı hedeflediğini ifade etti.
“Mersin ile Adana sosyo-ekonomik olarak gelir dağılımı makasının en açık olduğu iki kent. Böyle bir tabloda sosyal politikalara eğilmemek mümkün değil.”
Sosyal politikaların tüm belediye birimlerinde bütüncül bir anlayışla ele alındığını belirten Seçer, 2025 bütçesi hazırlanırken ilgili dairelerin bütçelerinde 2019’dan bu yana dolar bazında yüzde 600’lük bir artış görüldüğünü aktardı.
Sempozyumun açılışında TBB Genel Sekreteri Suat Yıldız ve Ankara Üniversitesi SBF Dekanı Prof. Dr. Orhan Çelik de konuşmalar yaptı. Açılışın ardından Prof. Dr. Ruşen Keleş, “Çerçeve Sunuş” başlıklı değerlendirmesini katılımcılarla paylaştı.
Üç gün sürecek sempozyumun, demokrasinin yerelde güçlendirilmesi ve belediyecilik anlayışının geliştirilmesi adına önemli sonuçlar ortaya koyması bekleniyor.