Süs bitkisi üretimi, iklim değişikliği ve pazar dinamiklerindeki dönüşümün etkisiyle Mersin tarımında giderek daha güçlü bir alternatif olarak öne çıkıyor. Bölgenin geleneksel ürün deseninde yaşanan kırılmalar, özellikle narenciye üretiminde karşılaşılan maliyet baskıları ve rekabet sorunları, katma değeri yüksek yeni alanlara yönelimi hızlandırdı. Bu çerçevede atılan en dikkat çekici adımlardan biri ise “Çukurova Flora” Süs Bitkiciliği UR-GE Projesi oldu.
Mersin Ticaret ve Sanayi Odası (MTSO), Tarsus Ticaret ve Sanayi Odası ve Mersin Agropark Tarım ve Gıda İhtisas Teknoloji Geliştirme Bölgesi iş birliğiyle hayata geçirilecek proje için ilk tanıtım ve istişare toplantısı Tarsus’ta düzenlendi. Toplantıya MTSO Yönetim Kurulu Başkanı Hakan Sefa Çakır, Tarsus TSO Yönetim Kurulu Başkanı Ruhi Koçak ve Agropark Genel Müdürü Murat Hocagil katıldı. Projenin kapsamı, hedefleri ve uygulama sürecine ilişkin detaylar sektör temsilcileriyle paylaşıldı.
Tarımda Dönüşümün Yeni Anahtarı
Bölgedeki üreticiler için alternatif ürün arayışlarının merkezinde yer alan süs bitkileri, yalnızca ekonomik getirisiyle değil, sürdürülebilir üretim yapısına sunduğu katkılarla da dikkat çekiyor. Uzmanlara göre süs bitkileri sektörü, daha küçük ölçekli arazilerde dahi yüksek katma değer üretme potansiyeline sahip. Bu özellik, özellikle bölünmüş ve parçalı tarım arazilerinin yoğun olduğu Çukurova coğrafyasında stratejik bir avantaj olarak değerlendiriliyor.
“Çukurova Flora” Projesi, bölgenin avantajlı iklim koşulları, uzun vejetasyon süresi ve lojistik erişim imkanları üzerine inşa edildi. Proje ile Çukurova’nın süs bitkileri alanında ulusal ve uluslararası ölçekte güçlü bir üretim ve ticaret merkezi haline getirilmesi hedefleniyor. Aynı zamanda üreticilerin küresel pazarlardaki rekabet gücünün artırılması ve sürdürülebilir ihracat kapasitesinin geliştirilmesi amaçlanıyor.
Küresel Pazara Açılan Kapı
Proje kapsamında sektörde faaliyet gösteren firmaların ihracat yetkinliklerinin artırılması öncelikli başlıklar arasında yer alıyor. Bu doğrultuda firmalara yönelik ihtiyaç analizleri yapılacak, eğitim ve danışmanlık programları devreye alınacak. Dış ticaret süreçleri, marka konumlandırma stratejileri ve pazar araştırmaları gibi kritik alanlarda kapsamlı destekler sunulacak.
Yetkililer, süs bitkileri sektörünün özellikle ihracat odaklı büyüme potansiyeline vurgu yapıyor. Bölgenin lojistik gücüne dikkat çekilen değerlendirmelerde, Çukurova Uluslararası Havalimanı’nın devreye girmesinin sektöre önemli bir ivme kazandıracağı ifade ediliyor. Hızlı ve doğrudan ulaşım imkanlarının, canlı bitki ve çiçek ihracatında kritik rol oynayacağı belirtiliyor.
Kümelenme ve Kurumsallaşma Vurgusu
UR-GE modeli çerçevesinde yürütülecek proje, firmaların yalnızca ihracat rakamlarını artırmayı değil, aynı zamanda kurumsal yapılarını güçlendirmeyi de hedefliyor. Şirket içi organizasyonların ihracat stratejilerine uyumlu hale getirilmesi, insan kaynağı kapasitesinin geliştirilmesi ve sektörel kümelenme bilincinin artırılması planlanıyor.
Bu kapsamda yurt dışı pazarlama faaliyetleri, alım heyeti organizasyonları ve küme tanıtım çalışmaları da gerçekleştirilecek. Sektör temsilcileri, bu adımların bölgedeki süs bitkisi üreticileri için yeni ticari bağlantılar ve pazar fırsatları yaratacağını öngörüyor.
Çakır’dan Stratejik Mesaj
Toplantının ardından değerlendirmelerde bulunan Hakan Sefa Çakır, tarım sektöründe yaşanan yapısal değişime dikkat çekti. İklim krizinin etkilerinin her geçen yıl daha belirgin hale geldiğini vurgulayan Çakır, geleneksel ürün deseninde çeşitlenmenin kaçınılmaz olduğunu ifade etti.
Çakır, açıklamasında şu ifadeleri kullandı:
“İklim krizi artık tarımsal üretimin temel parametrelerini doğrudan etkiliyor. Narenciye bölgemizin ana ürünlerinden biri olmaya devam ediyor ancak mevcut koşullarda rekabetçi yapısını korumak giderek zorlaşıyor. Bu nedenle bizler uzun süredir katma değeri yüksek alternatif ürünler üzerinde çalışıyoruz. Süs bitkileri sektörü, hem ekonomik potansiyeli hem de sürdürülebilirlik açısından bölgemiz için güçlü bir fırsat sunuyor.”
“Çukurova Flora UR-GE Projesi’ni yalnızca sektörel bir girişim olarak değil, aynı zamanda bölgesel kalkınma vizyonunun önemli bir parçası olarak görüyoruz” diyen Çakır, projenin üreticilere yeni gelir kapıları açacağını ve bölge ekonomisine uzun vadeli katkılar sağlayacağını dile getirdi.
Bölge Tarımında Yeni Perspektif
Sektör temsilcileri ise süs bitkileri üretiminin, geleneksel tarım faaliyetlerine alternatif olmanın ötesinde tamamlayıcı bir rol üstlenebileceğini ifade ediyor. Özellikle ihracat pazarlarında artan talep, sektöre yönelik yatırım iştahını artırırken, modern üretim tekniklerinin yaygınlaşmasıyla birlikte verimlilik artışının da mümkün olduğu belirtiliyor.
Uzmanlara göre süs bitkileri sektörü, Mersin ve Çukurova genelinde tarımsal çeşitliliğin artırılması, gelir dengesinin sağlanması ve kırsal kalkınmanın desteklenmesi açısından kritik bir rol üstlenebilir. “Çukurova Flora” Projesi’nin de bu dönüşüm sürecinde önemli bir kilometre taşı olması bekleniyor.
Sponsorlu Reklam




English
Русский
Yorumlar (0)