Mersin ihracatında yaşanan rekabet baskısı, yüksek enflasyon ve düşük kur nedeniyle giderek daha fazla hissedilirken, Mersin Ticaret ve Sanayi Odası (MTSO) Yönetim Kurulu Başkanı Hakan Sefa Çakır ihracatçıların mevcut pazarlarını koruyabilmesi için kur desteğinin artırılması çağrısında bulundu. Çakır, ihracatçı firmalara uygulanan yüzde 3'lük kur desteğinin, mevcut ekonomik koşullar dikkate alınarak yüzde 10 seviyesine çıkarılması gerektiğini belirtti.
MTSO Ağustos Ayı Meclis Toplantısı, Meclis Başkanı Hamit İzol başkanlığında gerçekleştirildi. Toplantıda Türkiye ve dünya ekonomisindeki gelişmelerin yanı sıra Mersin iş dünyasının karşı karşıya olduğu ekonomik sorunlar, ihracatçıların yaşadığı sıkıntılar, küresel ticaretteki gelişmeler ve yaklaşan seçim süreci değerlendirildi.
Meclis toplantısının açılışında konuşan Hamit İzol, yaklaşan seçim sürecine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Seçimlerin Oda'nın kurumsal yapısına ve birlik anlayışına uygun şekilde tamamlanmasının önemine dikkat çeken İzol, meclis üyelerinin süreç boyunca saygı, etik kurallar ve demokratik rekabet anlayışından uzaklaşmaması gerektiğini vurguladı.
Toplantıda farklı sektörlerden meclis üyeleri de kendi alanlarında yaşanan gelişmeleri ve sorunları gündeme taşıdı. Firmaların finansmana erişimden maliyet artışlarına, talep daralmasından ihracat pazarlarında yaşanan sorunlara kadar çeşitli başlıklardaki beklenti ve talepleri ele alındı. Yaklaşan seçimlerin ise Oda'nın birlik ve beraberliğini koruyacak şekilde yürütülmesinin önemine işaret edildi.
Toplantının devamında söz alan MTSO Yönetim Kurulu Başkanı Hakan Sefa Çakır, Türkiye ve dünya ekonomisindeki gelişmeleri değerlendirdi. Çakır, özellikle devam eden savaşlar ve jeopolitik gelişmelerin küresel ticaret üzerindeki etkilerine dikkat çekerek, Mersin'in dış ticaret ve lojistik alanındaki güçlü altyapısının kent ekonomisi açısından önemli bir avantaj oluşturduğunu ifade etti.
Mersin İhracatçısı Kur Ve Enflasyon Baskısıyla Mücadele Ediyor
Türkiye ekonomisinde yüksek faiz, yüksek enflasyon, krediye erişimde yaşanan güçlükler ve işletmelerin karşı karşıya kaldığı nakit akışı problemlerinin firmalar üzerindeki baskıyı artırdığını belirten Hakan Sefa Çakır, özellikle ihracatçıların kur ile enflasyon arasındaki fark nedeniyle önemli bir rekabet problemi yaşadığını söyledi.
Mersin'in önemli bir ihracat merkezi olduğuna dikkat çeken Çakır, kentin yaklaşık 150 ülkeyle dış ticaret gerçekleştirdiğini hatırlattı. Mersin'in Türkiye'nin en büyük limanlarından birine sahip olması, gelişmiş lojistik altyapısı ve geniş tır filosuyla dış ticarette önemli bir konumda bulunduğunu belirten Çakır, buna rağmen ihracatçı firmaların mevcut pazarlarını korumakta giderek daha fazla zorlandığını dile getirdi.
İhracatçıların maliyetlerinin yükseldiğini, buna karşılık kurdaki artışın aynı ölçüde gerçekleşmediğini ifade eden Çakır, mevcut şartların firmaların rekabet gücünü olumsuz etkilediğini belirtti. Çakır, ihracat pazarlarının kaybedilmemesi için uygulanan desteğin yeniden değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.
“Kurların düşük kalması sıkıntı. İhracatçı firmalara yüzde 3 kur desteği veriliyor. Ama yüzde 32 enflasyonun, yüzde 17 kur artışının olduğu yerde ihracatçının pazar kaybetmemesi için kur desteğinin yüzde 10’a çıkarılmasını talep ediyoruz” diyen Çakır, ihracatçıların mevcut koşullarda ayakta kalabilmesi için daha güçlü bir destek mekanizmasına ihtiyaç bulunduğunu vurguladı.
Hürmüz Boğazı Ve Savaşlar Küresel Ticareti Etkiliyor
Toplantıda küresel ticarette yaşanan gelişmelere de değinen Hakan Sefa Çakır, özellikle Hürmüz Boğazı'ndaki geçiş sorunları ve bölgede devam eden savaşların dünya ticaretindeki dengeleri değiştirdiğini ifade etti. Yaşanan gelişmelerin farklı ticaret güzergahlarında hareketliliğe neden olduğunu belirten Çakır, bunun Mersin Limanı'na yönelik talepte de artış oluşturduğunu söyledi.
Mersin Limanı'nda doluluk oranlarında ve transit yüklerde artış yaşandığını aktaran Çakır, artan hareketliliğin beraberinde bekleme sürelerinde de uzamaya neden olduğunu dile getirdi. Mersin'in lojistik kapasitesinin küresel ticarette yaşanan değişimlerden doğrudan etkilendiğini belirten Çakır, kentin sahip olduğu altyapının bu süreçte önemli bir avantaj sağladığını ifade etti.
Öte yandan Rusya-Ukrayna savaşının Mersin ekonomisi üzerindeki olumsuz etkilerine de dikkat çeken Çakır, özellikle deniz taşımacılığında yaşanan güvenlik sorunlarının bölge ihracatını etkilediğini söyledi. Türk gemilerinin Karadeniz'de saldırılara maruz kaldığını belirten Çakır, yaşanan gelişmeler nedeniyle bazı gemilerin Rusya'ya gitmek konusunda çekinceler yaşadığını aktardı.
Narenciye İhracatında Rusya Pazarı Endişesi
Mersin ve Çukurova bölgesinin tarımsal üretim açısından önemli bir merkez olduğunu hatırlatan Çakır, özellikle narenciye ihracatı açısından Rusya pazarının taşıdığı öneme dikkat çekti. Türkiye'nin narenciye ihracatında Rusya'nın önemli bir pazar olduğunu belirten Çakır, deniz taşımacılığında yaşanan güvenlik sorunlarının ürünlerin bu pazara ulaştırılmasını zorlaştırabileceğini söyledi.
Gemilere yönelik saldırıların taşımacılık maliyetlerini artırdığını ifade eden Çakır, yükselen lojistik maliyetlerinin tarımsal ürünlerin satış fiyatları ve ihracat planlaması üzerinde baskı oluşturduğunu kaydetti. Yeni sezon hazırlıkları açısından da belirsizliklerin bulunduğuna dikkat çeken Çakır, üreticilerin ve ihracatçıların önlerini daha net görebilmesi gerektiğini vurguladı.
“Burası bir gıda üretim bölgesi” ifadelerini kullanan Çakır, ağustos ayında başlaması beklenen satın alma hareketliliğinin henüz istenilen seviyeye ulaşmadığını belirtti. Üretim ve satış tarafında önemli belirsizlikler bulunduğunu dile getiren Çakır, konuyla ilgili bakanlık nezdinde gerekli temasların sürdürüldüğünü söyledi.
Çakır, özellikle tarımsal ürünlerin güvenli ve sürdürülebilir şekilde Rusya pazarına ulaştırılması için gerekli girişimlerin yapılmasının önem taşıdığını belirterek, ihracat zincirinin herhangi bir noktada aksamasının üreticiden ihracatçıya kadar geniş bir kesimi etkileyebileceğine dikkat çekti.
Firmalarda Nakit Akışı Sorunu Büyüyor
Ekonomideki yüksek faiz ortamı ve krediye erişimde yaşanan sıkıntıların işletmelerin finansman yapısını zorladığını da belirten Hakan Sefa Çakır, firmaların uzun süredir talep yetersizliği nedeniyle nakit döngüsünü tamamlamakta güçlük çektiğini söyledi.
Finansmana erişimin zorlaşmasının özellikle işletme sermayesi ihtiyacı bulunan firmalar açısından ciddi bir sorun oluşturduğunu ifade eden Çakır, bazı şirketlerin mevcut kredi yüklerini çevirmekte zorlandığını belirtti.
“Yüksek faizin karşılığında kredi alamayan çok firmamız var. Kredilerini ödeyemeyen, batan, konkordato ilan eden firmalarımız var. Talep yetersizliği nedeniyle firmalar nakit akışını tamamlayamıyor. Nakit akışını düzenlemeliyiz” diyen Çakır, finansman sorunlarının yalnızca belirli sektörlerle sınırlı kalmadığını ifade etti.
Yüksek enflasyonun işletmelerin maliyet yapısını da bozduğunu belirten Çakır, firmaların bugün sattıkları ürünleri aynı maliyetlerle yerine koyamadığına dikkat çekti. Bu durumun işletmelerin sermaye yapısı üzerinde zaman içerisinde ciddi bir erime oluşturduğunu söyleyen Çakır, büyük ölçekli firmaların dahi ekonomik koşullardan olumsuz etkilendiğini dile getirdi.
“Mersin Krizlere Karşı Direniyor”
Mersin'in Türkiye'nin diğer kentlerine kıyasla kriz dönemlerinde daha dirençli bir ekonomik yapıya sahip olduğunu belirten Çakır, kentin güçlü dış ticaret, liman, lojistik, tarım ve üretim altyapısının bu dayanıklılıkta etkili olduğunu ifade etti.
Bununla birlikte kentte faaliyet gösteren çok sayıda firmanın ciddi ekonomik sorunlarla mücadele ettiğini de vurgulayan Çakır, mevcut koşulların işletmeler açısından kolay olmadığını söyledi. Özellikle ihracatçı firmaların müşterilerini ve pazarlarını kaybetmemek için düşük kâr marjlarıyla, hatta bazı durumlarda başa baş seviyesinde satış yapmak zorunda kaldığını belirtti.
Mersin'in dış ticaretteki güçlü konumunun korunmasının yalnızca kent ekonomisi açısından değil, Türkiye'nin ihracat hedefleri bakımından da önem taşıdığını ifade eden Çakır, ihracatçıların rekabet gücünün desteklenmesi gerektiğini kaydetti.
Çakır'ın değerlendirmelerinde öne çıkan başlıklardan biri de ihracat pazarlarının korunması oldu. Kur-enflasyon makasının firmaların maliyetlerini artırdığını belirten Çakır, mevcut müşterilerin kaybedilmesinin yeni pazarlara ulaşmaktan çok daha zor sonuçlar doğurabileceğine dikkat çekti.
MTSO'da Seçim Süreci Mesajı
Ekonomik gelişmelerin yanı sıra MTSO'da yaklaşan seçim süreci de toplantının gündem başlıkları arasında yer aldı. Meclis Başkanı Hamit İzol, seçim sürecinin Oda'nın kurumsal yapısına zarar vermeden yürütülmesinin önemini vurgularken, meclis üyelerinden demokratik rekabet ve etik kurallar çerçevesinde hareket etmelerini istedi.
Hakan Sefa Çakır da ekonomik sorunların yaşandığı bir dönemde Mersin iş dünyasının birlik ve beraberliğini korumasının önemine dikkat çekti. Seçim sürecinin karşılıklı saygı çerçevesinde yürütülmesi gerektiğini belirten Çakır, kent ekonomisinin karşı karşıya bulunduğu sorunlara odaklanmanın önemini vurguladı.
MTSO Meclis Toplantısı'nda yapılan değerlendirmelerde, Mersin ekonomisinin ihracat ve lojistikteki güçlü konumunu koruması, firmaların finansmana erişim sorunlarının hafifletilmesi, ihracatçıların rekabet gücünün desteklenmesi ve küresel ticarette yaşanan gelişmelerin yakından takip edilmesi gerektiği mesajları öne çıktı.
Hakan Sefa Çakır'ın kur desteğinin yüzde 3'ten yüzde 10'a çıkarılması yönündeki çağrısı ise toplantının ekonomi gündeminde öne çıkan başlıklardan biri oldu. Çakır, yüksek enflasyon ve kur artışı arasındaki farkın ihracatçı üzerindeki baskıyı artırdığını belirterek, Mersin'in dış ticaretteki mevcut pazarlarını koruyabilmesi için ihracatçıların desteklenmesi gerektiğini ifade etti.
Sponsorlu Reklam




English
Русский
Yorumlar (0)