Mersin Hamidiye Kışlası, Mersin Büyükşehir Belediyesi tarafından düzenlenen Kent Belleği Ofisi söyleşilerinde yeniden gündeme taşındı. Kentin tarihi ve kültürel hafızasını korumak amacıyla çalışmalarını sürdüren Mersin Büyükşehir Belediyesi, geçmişin izlerini gün yüzüne çıkaran etkinliklerine bir yenisini daha ekledi. Kültür, Sanat ve Sosyal İşler Dairesi Başkanlığı koordinasyonunda gerçekleştirilen programda, kentin önemli tarihi yapılarından biri olan Hamidiye Kışlası tüm yönleriyle ele alındı.
Mersin’in kültürel birikimini kayıt altına almak, gelecek kuşaklara aktarmak ve kent hafızasını canlı tutmak amacıyla faaliyetlerini sürdüren Mersin Kent Belleği Ofisi, düzenlediği söyleşi programlarıyla dikkat çekmeye devam ediyor. Bu kapsamda gerçekleştirilen ve yoğun ilgi gören söyleşinin 8’incisi, “Geçmişin İzinde Mersin Hamidiye Kışlası” başlığıyla yapıldı. Programda konuşmacı olarak yer alan Dr. Mustafa Erim, tarihi yapının geçmişten bugüne uzanan hikayesini katılımcılarla paylaştı.
Söyleşide Hamidiye Kışlası’nın Mersin açısından taşıdığı tarihi ve kültürel önem detaylı şekilde anlatıldı. Dr. Mustafa Erim, yapının Sultan II. Abdülhamid döneminde, 1904 yılında Hamidiye Alayları için inşa edildiğini ifade ederek, Osmanlı döneminde askeri kışla olarak kullanılan binanın uzun yıllar boyunca kentin önemli yapıları arasında yer aldığını söyledi.
Cumhuriyet döneminde de kullanılmaya devam edilen tarihi yapının, bir süre 23. Piyade Alayı tarafından kullanıldığını anlatan Erim, II. Dünya Savaşı yıllarında ise geçici olarak Deniz Okulları’na ev sahipliği yaptığını aktardı. Kentin hafızasında önemli bir yere sahip olan yapının yalnızca askeri bir bina olmadığını vurgulayan Erim, aynı zamanda Mersin’in gelişim sürecinin de önemli tanıklarından biri olduğunu dile getirdi.
Erim, tarihi yapının 1984 yılında Milli Emlak tarafından gerçekleştirilen ihale sonucunda yıkıldığını belirterek, bunun kent kimliği açısından büyük bir kayıp olduğunu söyledi. Tarihi yapıların korunmasının önemine dikkat çeken Erim, geçmişin izlerini taşıyan eserlerin geleceğe aktarılmasının kent kültürü açısından büyük değer taşıdığını ifade etti.
Programda konuşan Mersin Büyükşehir Belediyesi Kent Katılımı ve Sivil Toplum ile İlişkiler Şube Müdürü Başar Akça, söyleşilerin düzenlendiği Bellek Ofisi binasının tarihi atmosferinde geçmişe ışık tutmanın mutluluğunu yaşadıklarını söyledi. MEDEKA hakkında da bilgi veren Akça, kurulun Türkiye Belediyeler Birliği ve Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer öncülüğünde 2019 yılında hayata geçirildiğini belirtti.
Kurul bünyesinde edebiyat, kent tarihi, plastik sanatlar, sahne sanatları, turizm, arkeoloji ve gastronomi gibi pek çok farklı alanın yer aldığını ifade eden Akça, “Mustafa Erim gibi çok değerli isimler bu kurullarda yer alıyor. Yapılan toplantılarda ortaya çıkan görüşler, Mersin Büyükşehir Belediyesi’nin kent ve kültür politikalarına yön veriyor” dedi.
Kent Belleği Ofisi söyleşilerinin her geçen gün daha fazla ilgi gördüğünü kaydeden Akça, Mersin’in tarihi değerlerine sahip çıkmaya devam edeceklerini söyledi. Akça, “Kadim geçmişe sahip olan bu kentte tarihi yapıların ve kültürel değerlerin kamusal alanlarda yaşatılması gerektiğine inanıyoruz. Bu nedenle etkinliklerimizi tarihi atmosferi olan mekanlarda sürdürüyoruz. Söyleşilerimiz, dinletilerimiz ve kültür sanat etkinliklerimiz yaz boyunca devam edecek” ifadelerini kullandı.
Etkinliğe katılan vatandaşlar da söyleşinin oldukça verimli geçtiğini ifade etti. Kendisini “Mersin sevdalısı” olarak tanımlayan Cenk Ayhan Ceritoğlu, kent tarihini araştırmayı sevdiğini ve bu tür etkinlikleri yakından takip ettiğini söyledi.
Ceritoğlu, Hamidiye Kışlası hakkında daha önce kitap okuduğunu belirterek, yapının günümüze kadar ulaşamamasının üzücü olduğunu ifade etti. Ceritoğlu, “Keşke bugün hâlâ ayakta olsaydı. Vahap Seçer Başkanımızı bu çalışmaları nedeniyle tebrik ediyorum. Mersin’in belleğini ve tarihi dokusunu genç kuşaklara aktarmak adına çok önemli işler yapılıyor” diye konuştu.
75 yaşındaki Mersinli vatandaş Selami Gedik ise eski Mersin’i görme fırsatı bulan kişilerden biri olduğunu belirterek, kent belleği çalışmalarının büyük önem taşıdığını dile getirdi. Bellek Ofisi’nin araştırmacılar, tarih meraklıları ve öğrenciler için önemli bir merkez haline geldiğini ifade eden Gedik, burada yapılan çalışmalar sayesinde kentin geçmişine dair önemli bilgilerin kayıt altına alındığını söyledi.
Gedik, “Kentin anılarını araştırıyor, geçmişte yaşananları kayıt altına alıyor ve bunları gelecek nesillere ulaştırmak için kitaplaştırıyoruz. MEDEKA ve TADEKA’nın çalışmaları gelecek kuşaklar için çok kıymetli. Ben de elimden geldiğince destek vermeye çalışıyorum. Gençlerimizin bu kentin nasıl geliştiğini öğrenmesi gerekiyor” ifadelerini kullandı.
Mersin Büyükşehir Belediyesi’nin yürüttüğü Kent Belleği çalışmaları sayesinde, kentin geçmişine ait pek çok bilgi gün yüzüne çıkarılırken, tarihi ve kültürel değerlerin korunmasına yönelik farkındalık da artırılıyor. Düzenlenen söyleşilerle birlikte hem akademisyenler hem de vatandaşlar Mersin’in köklü geçmişini yeniden keşfetme fırsatı buluyor.