Gülnar, yıllardır gündemden düşmeyen içme suyu sorununun çözülmesiyle birlikte rahat bir nefes aldı. Türkiye Belediyeler Birliği (TBB) Başkan Vekili ve Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer’in sözünü verdiği Ilısu İçme Suyu Projesi, ilçede yaklaşık yarım asırdır yaşanan su sıkıntısını büyük ölçüde ortadan kaldırdı. Projenin devreye alınmasıyla birlikte vatandaşlar kesintisiz ve sağlıklı içme suyuna erişmenin memnuniyetini yaşıyor.
Son yıllarda etkisini artıran kuraklık, özellikle kırsal yerleşimlerin yoğun olduğu Gülnar’da su kaynakları üzerinde ciddi baskı oluşturdu. Kar ve yağmur yağışlarının azalmasıyla birlikte artan su ihtiyacı, yaz aylarında nüfusun yaylaya çıkmasıyla daha da belirgin hale geldi. Daha önce dönüşümlü su uygulamalarıyla günlük yaşamlarını sürdürmek zorunda kalan ilçe sakinleri, Mersin Su ve Kanalizasyon İdaresi (MESKİ) Genel Müdürlüğü tarafından hayata geçirilen proje sayesinde kesintisiz suya kavuştu.
Projenin ilk aşamasında Gülnar merkez ile birlikte 5 kırsal mahalle yer alırken, artan ihtiyaçlar doğrultusunda kapsam genişletildi. Yapılan planlamalarla 5 kırsal mahalle daha sisteme dahil edilerek toplamda 10 kırsal mahalle ve 4 merkez mahallede su arzı güvence altına alındı.
Özellikle yaz dönemlerinde ciddi mağduriyetlere neden olan kesintili su uygulamaları, Ilısu İçme Suyu Projesi ile sona erdi. Proje kapsamında Saray, Hacıpınar, Akdeniz ve Ayvalı merkez mahalleleri ile Köseçoban, Dayıcık, Demirözü, Konur, Çukurkonak, Mollaömerli, Üçoluk, Örtülü, Kurbağa ve Sarıkavak mahalleleri kesintisiz içme suyuna erişmeye başladı.
Bölgede daha önce yaşanan yetersiz su nedeniyle günlük hayatın zorlaştığını belirten vatandaşlar, yeni sistemle birlikte hem evsel kullanımda hem de tarımsal faaliyetlerde önemli bir rahatlama yaşandığını ifade ediyor.
MESKİ Gülnar-Aydıncık İşletme Şube Müdürü Mehmet Duran, projenin teknik detaylarına ilişkin yaptığı açıklamada suyun kaynağına ve iletim sürecine dikkat çekti. Mehmet Duran, “Suyun kaynağı Ilısu Mahallesi’nde bulunuyor. Ilısu’dan 3 farklı noktadaki pompa tesislerimiz aracılığıyla yaklaşık 28 kilometrelik isale hattı üzerinden Köseçobanlı Mahallesi’ndeki 300 tonluk su deposuna su aktarımı sağlıyoruz. Buradan da yaklaşık 47 kilometrelik hat ile su, kendi cazibesiyle Gülnar merkez depolarına ulaştırılıyor. Toplamda 75 kilometrelik bir altyapı hattı söz konusu” dedi.
Bölgede son yıllarda kuraklığın ciddi seviyelere ulaştığını vurgulayan Duran, projenin kapsamının genişletildiğini belirterek, “İlk etapta planlanan mahalle sayısını artırdık. İlave isale hatlarıyla su temin kapasitesini yükselttik. Önceki yıllarda dönüşümlü su verilen Gülnar’da artık kesintisiz su temini sağlıyoruz. Muhtarlarımızdan ve vatandaşlarımızdan son derece olumlu geri dönüşler alıyoruz” ifadelerini kullandı.
Gülnar Saray Mahallesi sakinlerinden Havva Çöndür, geçmişte yaşanan su kesintilerinin günlük yaşamı zorlaştırdığını belirterek, “Daha önce su kesintileri nedeniyle ciddi sıkıntılar yaşıyorduk. Şimdi suyumuz kesintisiz akıyor. Birçok mahallede benzer sorunlar vardı. Artık rahatız. Emeği geçen herkese teşekkür ediyoruz” dedi.
Mahalle sakinlerinden Mustafa Çöndür ise, “Eskiden kesintiler nedeniyle plan yapmak bile zordu. Şimdi çeşmelerimizden düzenli su akıyor. Büyükşehir Belediyesi ve MESKİ, su sorunumuza kalıcı çözüm getirdi” diye konuştu.
Saray Mahallesi Muhtarı Ahmet Karabulut, Ilısu Projesi’nin Gülnar açısından kritik bir yatırım olduğunu vurgulayarak, “Özellikle yaz aylarında nüfus artışıyla birlikte ciddi su sıkıntıları yaşanıyordu. Vatandaşlarımız zaman zaman evlerine kovalarla su taşımak zorunda kalıyordu. Bugün gelinen noktada kesintisiz suya kavuşmuş durumdayız. İlçemiz adına önemli bir adım atıldı” dedi.
Akdeniz Mahallesi Muhtarı Cavit Kırıt da projenin uzun süredir beklenen bir yatırım olduğunu belirterek, “Halkımızın yıllardır özlemle beklediği bir projeydi. Kesintisiz su teminiyle birlikte mahallemizde ciddi bir rahatlama yaşandı” ifadelerini kullandı.
Yetkililer, projenin devreye alınmasıyla birlikte yalnızca mevcut su ihtiyacının karşılanmadığını, aynı zamanda gelecekte yaşanabilecek kuraklık risklerine karşı da altyapı güvenliğinin artırıldığını vurguluyor.