Toroslar Belediye Başkanı Abdurrahman Yıldız, Arslanköy Mahallesi’nde mevcut boksit madeninin 23 hektardan 510 hektara çıkarılmasını öngören genişletme projesine ilişkin önemli açıklamalarda bulundu.
Projeyle ilgili ciddi endişeler taşıdıklarını dile getiren Başkan Yıldız, söz konusu genişletmenin yalnızca Arslanköy için değil, tüm Toroslar bölgesinin ekolojik geleceği açısından büyük bir tehdit oluşturduğunu belirtti. Başkan Yıldız, “Bu proje; köylüleri, Yörükleri, bölgedeki tarımsal üretimi, hayvancılığı ve en önemlisi ekolojik dengeyi doğrudan riske atan bir girişimdir.” ifadelerini kullandı.
Toros Dağları’nın ardıç ve meşe ormanlarıyla Türkiye’nin en önemli su havzalarından birini barındırdığını hatırlatan Yıldız, iklim krizi nedeniyle suyun her geçen gün daha kritik hale geldiğini vurguladı. Maden alanının genişletilmesinin, bölgenin su kaynakları üzerinde yıkıcı etkiler yaratabileceğine dikkat çekti.
Maden Sahası Yerleşim Alanına 2,5 Kilometre
Genişletilmesi planlanan maden sahası ile yerleşim alanı arasındaki mesafenin yalnızca 2,5 kilometre olduğuna işaret eden Başkan Yıldız, proje kapsamında ayda yaklaşık 17 kez dinamit patlatılmasının ve günlük 200–250 kamyon hareketinin ciddi bir güvenlik riski oluşturacağını anlattı.
“Bu sadece bir çevre meselesi değil” diyen Yıldız, yüksek trafik yoğunluğunun trafik kazalarını artıracağını, oluşacak toz ve gürültü kirliliğinin hem insan sağlığına hem de tarımsal üretime büyük zarar vereceğini söyledi. Ayrıca, bölgede köklü bir geçmişe sahip olan Yörük kültürünün bu projeden ağır şekilde etkileneceğinin altını çizdi.
“Yörüklük Folklor Değil, Bir Üretim Modelidir”
Başkan Yıldız, Yörük yaşam kültürünün yalnızca folklorik bir değer olarak görülmesine tepki gösterdi. Yörüklerin hayvancılık ve üretim temelinde tarihsel bir yaşam biçimi sürdürdüğünü ifade eden Yıldız, “Bu maden ocağı hayata geçerse zaten yok olmaya yüz tutmuş Yörüklerin önemli bir bölümü yeniden göç etmek zorunda kalacak, üretim zinciri zayıflayacak. Bu durum soframıza gelen et, süt ve peynir gibi temel gıdaların daha da azalmasına yol açacak. Meselenin ekonomik boyutu görmezden gelinemez.” dedi.
“Biz Vahşi Madenciliğe Karşıyız”
Madenciliğin tamamen karşısında olmadıklarını belirten Başkan Yıldız, doğru koşullar sağlanmadan yapılan faaliyetlerin “vahşi madencilik” olarak nitelendirilebileceğini söyledi. Tarım alanlarına, meralara ve yaşam bölgelerinin tam ortasına maden ruhsatı verilmesinin kabul edilemez olduğunu dile getiren Yıldız, madencilik faaliyetlerinin yaşam alanlarından uzak, uygun bölgelerde yapılması gerektiğini ifade etti.
Toroslar bölgesinde onlarca yeni maden ruhsatı verildiğine dair duyumlar aldıklarını da aktaran Yıldız, “Bu süreç bu şekilde devam ederse Toroslar’ın yarısı delik deşik hale gelecek. Bu da ekolojik dengenin, tarımın, hayvancılığın ve bölgenin yaşam kalitesinin tamamen yok olması anlamına gelir. Bu nedenle siyasi görüş fark etmeksizin herkesin sorumluluk alması şarttır.” diye konuştu.
Sponsorlu Reklam




English
Русский
Yorumlar (0)