2026 Mersin Kenti Edebiyat Ödülü’nün sahibi usta yazar Sema Kaygusuz oldu. Mersin Ticaret ve Sanayi Odası (MTSO) öncülüğünde kent adına düzenlenen ve Türk edebiyat dünyasının en prestijli organizasyonları arasında yer alan organizasyonda 2026 yılı değerlendirme süreci resmen tamamlandı.
19 Yıllık Dev Edebiyat Geleneğinde Gurur Yılı
Türkiye’de ve Mersin’de edebiyata olan ilgiyi nitelikli boyutlara taşımak, ulusal ölçekte özgün eser üretimini teşvik etmek ve okurların dikkatini nitelikli metinlere çekmek amacıyla başlatılan Mersin Kenti Edebiyat Ödülü, bu yıl 19’uncusu ile edebiyatseverlerin karşısına çıktı. Eserleriyle Türk edebiyatının ufkunu genişleten usta isimleri onurlandıran organizasyonda 2026 yılı seçici kurul kararı açıklandı.
Ödül Değerlendirme Kurulu; öykü, roman ve deneme türündeki derinlikli yapıtlarıyla tanınan Sema Kaygusuz’u; insanı, doğayı, toplumsal belleği ve modern medeniyetin yol açtığı etik krizleri özgün, duyumsal ve mito-poetik bir anlatı diliyle ele alarak Türk edebiyatına kazandırdığı yeni ifade olanakları nedeniyle oy birliğiyle ödüle layık gördü.
Ödül Töreni 6 Kasım 2026 Cuma Günü Gerçekleştirilecek
Çağdaş Türk edebiyatının sembol isimlerinden biri haline gelen Sema Kaygusuz’a prestijli ödülü, kent protokolü, edebiyat dünyasının önde gelen isimleri ve kitapseverlerin katılımıyla düzenlenecek törenle takdim edilecek. Edebiyat dünyasını Mersin’de buluşturacak olan Mersin Kenti Edebiyat Ödülü Töreni, 6 Kasım 2026 Cuma günü gerçekleştirilecek.
Ödül Değerlendirme Kurulu’nun Gerekçeli Kararı
Edebiyat dünyasının saygın isimleri Celâl Soycan, Turhan Günay, Metin Cengiz, Yavuz Özdem ve Cemal Sakallı’dan oluşan Ödül Değerlendirme Kurulu, hazırladığı ortak bildiriyle kararın gerekçelerini kamuoyuna duyurdu. İlgili yönetmelik çerçevesinde yürütülen titiz incelemeler sonucunda usta yazar Sema Kaygusuz’un ödüle değer bulunma gerekçeleri şu maddelerle açıklandı:
- a) Modern zamanlarda insan-doğa, özne-nesne ve ben-öteki arasında görünürde yaşanan ilişkilerin derinine inerek çağdaş medeniyetin kaba ve sahte sesini açığa çıkardığı; doğal olanın aynı zamanda insanî olduğunu öne çıkararak bir medeniyet eleştirisi yapabildiği,
- b) Özden gelen sahici duyguları incelikli betimlemelerle sözcüklere dengeli biçimde yayarak duyumsal bir üslup geliştirdiği; insanın ontolojik varlığını düşsel bir gerçeklikle kurarak bütünlüklü bir evren tasavvuru ortaya koyduğu,
- c) Medeniyetlerin üzerinde tahakküm kurduğu kadının sesini, tabiatın ritmini ve bütün canlı özlerin duyumsallığını bedenleştirerek dişil bir anlatı diline ulaştığı,
- d) Tekil ve tahakkümcü aklı, kanıksanmış modern yaşamı bütün duyuların devinimiyle ele alıp modern hayatı aklın süzgecinden geçirerek sinestezik bir dil yarattığı,
- e) İnsan sonrası çağda, ütopik beklentilerin aksine, teknolojik tahakkümün yol açabileceği ontik ve etik krizlere, geçmişe yapılan müdahalelere, varoluşun doğasını kökten sarsacak risklere ve kaybolacak duygulara dikkat çektiği,
- f) Entelektüel vicdanı başat kılarak belleğe kazınmış bireysel, toplumsal ve kültürel travmaların yol açtığı mahcubiyetin suskun dilini etik bir duyarlılıkla açtığı ve bir şifa dili kurduğu,
- g) Kültürlerin arketipleri, söylenceleri, insanlık tarihine kazınmış imgeleri ve düşsel dünyaları arasında mito-poetik geçişler yaparak yaşamın özünü oluşturan kök hikâyelere ulaştığı için ödüle değer bulunmuştur.
Sponsorlu Reklam




English
Русский
Yorumlar (0)