Üretici kadınlar, Mersin Büyükşehir Belediyesi tarafından sağlanan imkanlarla yalnızca ürünlerini daha geniş kitlelere ulaştırmakla kalmıyor, aynı zamanda yıllardır kurdukları hayalleri hayata geçirme fırsatı da buluyor. Büyükşehir Belediyesi’nin Üretici Kadın Stantları aracılığıyla üretim yapan kadınlara sunduğu destek, evinde küçük ölçekte üretim yapan kadınların kendi işlerini kurmasına ve ekonomik hayatın içerisinde daha güçlü şekilde yer almasına katkı sağlıyor.
Bu hikâyelerden biri de 15 yıllık Kimya Öğretmeni Sevda Erdoğan’a ait. Erdoğan’ın 2020 yılında evinde hobi ve ek gelir amacıyla başladığı mum üretimi, zaman içerisinde farklı bir noktaya taşındı. İlk yıllarda ürünlerini yalnızca yakın çevresine ulaştırabilen Erdoğan, daha fazla kişiye ulaşmak ve üretimini bir işletmeye dönüştürmek istedi. Ancak beklediği satış imkanlarına ulaşamayınca hayalini bir süreliğine ertelemek zorunda kaldı.
Erdoğan’ın üretim yolculuğundaki önemli değişim ise Mersin Büyükşehir Belediyesi Kadın ve Aile Hizmetleri Dairesi Başkanlığı bünyesinde hayata geçirilen Üretici Kadın Stantları ile başladı. 2023 yılında ilk kez stant açan Erdoğan, başlangıçta yalnızca ürünlerini sergilemek amacıyla katıldığı bu organizasyonların zaman içerisinde kendi işini büyütmesinde önemli bir rol oynadığını belirtti.
Evde başlayan mum üretimi kendi atölyesine uzandı
Sevda Erdoğan, mum yapımına 2020 yılında evinde başladı. İlk dönemde üretimini sınırlı imkanlarla sürdüren Erdoğan, yaklaşık üç yıl boyunca yaptığı ürünleri ağırlıklı olarak yakın çevresine satabildi. Üretimin devam etmesine rağmen satış kanallarının sınırlı olması, Erdoğan’ın daha büyük bir işletme kurma hedefini de zorlaştırdı.
Daha geniş bir müşteri kitlesine ulaşmak, ürünlerini tanıtmak ve üretimini ticari bir yapıya dönüştürmek isteyen Erdoğan, bu süreçte farklı satış platformlarına da başvurdu. Ancak istediği sonucu alamayınca bir süre için kendi deyimiyle “hayal kırıklığı” yaşadı ve işletme kurma düşüncesini erteledi.
Aradan geçen sürenin ardından Mersin Büyükşehir Belediyesi’nin Üretici Kadın Stantları ile tanışan Erdoğan için yeni bir dönem başladı. İlk olarak Trafik Park’ta stant açan Erdoğan, burada yalnızca ürünlerini sergilemekle kalmadı; farklı üreticilerle, organizasyonlarla ve potansiyel müşterilerle tanışma fırsatı da buldu.
Erdoğan: “Sadece gezerken uğradığım stant daha sonra benim işim oldu”
Üretici Kadın Stantları ile tanışmasının kendisi açısından bir dönüm noktası olduğunu belirten Sevda Erdoğan, başlangıçta yalnızca ürünlerini sergilemek için katıldığı organizasyonun zamanla kendi işinin temelini oluşturduğunu söyledi.
İlk dönemlerde fiyatlandırma, satış ve iş yönetimi konusunda yeterli deneyime sahip olmadığını anlatan Erdoğan, süreç içerisinde bu alanlarda da kendisini geliştirdiğini ifade etti. Bugün ise kendi atölyesinde üretim yaptığını ve toplu siparişler aldığını belirten Erdoğan, yaşadığı değişimi şöyle anlattı:
“Sadece gezerken uğradığım stant, artık benim için farklı bir ilgi alanına dönüştü. Serüvenim 3 yıl önce ilk defa Trafik Park’ta açtığım stantla başladı. Benim için çok keyifli bir yolculuktu. İlk başta ne yapacağımı, nasıl olacağını, fiyatlandırma çalışmasının nasıl olacağını bilmiyorken, şimdi kendime ait bir atölyem var. Toplu siparişler aldım. Hem öğretmenliğime devam ettiğim hem de bir taraftan toplu siparişlerle hayatıma farklı bir bakış açısı kattığım bir işletmeye sahibim.”
Stantlar yeni bağlantıların kapısını açtı
Erdoğan için Üretici Kadın Stantları'nın önemi yalnızca ürünlerini satabileceği fiziksel bir alan sunmasından ibaret olmadı. Stantlarda farklı üreticilerle ve iş insanlarıyla tanışan Erdoğan, bu temasların zaman içerisinde yeni siparişlere, ortak çalışmalara ve farklı organizasyonlara katılım imkanlarına dönüştüğünü belirtti.
Üretici kadınların bir araya gelmesinin yeni iş birliklerinin oluşmasına da katkı sağladığını ifade eden Erdoğan, stantların kendisine hem ekonomik hem de sosyal açıdan yeni bir çevre kazandırdığını söyledi.
Erdoğan, “Bu stantlar sayesinde yolum çok büyük organizasyoncularla kesişti. Ya da çok fazla toplu alımlar oldu. Farklı iş kollarına mensup insanlarla bir araya geldik. Mesela başka kadın üreticilerle ortak paydalarda buluşup, ortak çalışma imkanımız oldu. Bu anlamda beni çok destekleyen bir serüven oldu” dedi.
Stantların kadın üreticiler açısından daha geniş bir çevreyle tanışma fırsatı oluşturduğuna dikkat çeken Erdoğan, “Mesele sadece size bir stant vermek gibi değil, sizi çok başka iş kollarıyla da bir araya getirmesi… Maddi ve manevi anlamda çok ciddi destek sağlamış oluyor” ifadelerini kullandı.
“Artık iş tasarım boyutuna geçmeye başladı”
Erdoğan’ın üretim sürecindeki değişim yalnızca satış miktarındaki artışla sınırlı kalmadı. Evde üretim yaptığı dönemde ağırlıklı olarak hazır ürünler hazırlayan Erdoğan, zaman içerisinde kendi tasarımlarını geliştirmeye ve markasını oluşturmaya başladı.
İlk yıllarda ürünlerini yalnızca eş, dost ve yakın çevresine satabildiğini belirten Erdoğan, bunun üretimini büyütmesinin önündeki en önemli engellerden biri olduğunu söyledi. Üretici Kadın Stantları ile birlikte daha geniş bir kitleye ulaşmaya başladığını ve toplu siparişler aldığını anlatan Erdoğan, işinin zamanla tasarım ağırlıklı bir yapıya dönüştüğünü ifade etti.
Erdoğan, “Ben evde ürettiğim sırada, 3 yıl boyunca iğneyle kuyu kazıyordum. Satış yaparken eşinizden, dostunuzdan ve tanıdıklardan daha öteye gidemiyorsunuz. Ama ne zaman üretici kadın stantlarıyla birlikte bir yola başladım ve ilk standımı açtım, sonra çok başka iş kolları açılmaya başladı” dedi.
Başlangıçta en büyük hedefinin toplu sipariş almak olduğunu belirten Erdoğan, bugün geldiği noktada üretimin tasarım yönünün daha fazla öne çıktığını dile getirdi. Erdoğan, “Benim bu işe başlarken ilk amacım ‘toplu sipariş alsam yeter’ mantığındayken, artık iş tasarım boyutuna geçmeye başladı” ifadelerini kullandı.
“The Coralart” markası doğdu
Üretimini büyüten Erdoğan, bir süre sonra kendi markasını oluşturma kararı aldı. Kızı Mercan’ın isminin İngilizcesi olan “The Coralart” adını markasına veren Erdoğan, yaklaşık iki yıldır kendisine ait bir atölyede üretim gerçekleştiriyor.
Bugün yalnızca satışa hazır ürünleri müşterilerle buluşturmakla yetinmeyen Erdoğan, kendi tasarımlarını da hazırlıyor. Böylece 2020 yılında evinin bir bölümünde başlayan mum üretimi, kendi markası ve atölyesi bulunan bir işletmeye dönüşmüş oldu.
The Coralart ile üretimini sürdüren Erdoğan, bir yandan kimya öğretmenliği görevine devam ederken diğer yandan atölyesinde üretim yapıyor ve aldığı toplu siparişleri hazırlıyor.
“Stantlar bizim için bir ticari döngü sağlıyor”
Üretici kadınlara sağlanan desteğin yalnızca stant alanı tahsis edilmesiyle sınırlı olmadığını belirten Erdoğan, Büyükşehir Belediyesi’nin oluşturduğu sistemin kadınların ürünlerini tanıtmasına, müşteri bulmasına ve farklı üreticilerle bağlantı kurmasına imkan sağladığını söyledi.
Yıl boyunca belirli aralıklarla stantların kurulmasının üreticiler açısından devamlılık oluşturduğunu ifade eden Erdoğan, bu sayede kadınların yalnızca bir kez satış yapıp kenara çekilmediğini, düzenli olarak ürünlerini tüketiciyle buluşturabildiğini belirtti.
Erdoğan, “Bir kadın olarak yanınızda kocaman bir kadronun olması inanılmaz güven verici. Yılın neredeyse her ayında, düzenli aralıklarla stantlar açılıyor. Ve siz halen bu stantlardan yararlanabiliyorsunuz. Devamlılığı sağlayan koca bir dünya aslında” dedi.
Stantların kendileri için adeta bir ticari döngü oluşturduğunu söyleyen Erdoğan, bu ortamın üretici kadınların sosyalleşmesine de katkı sağladığını ifade etti.
Erdoğan, “Sizin için bir ticari döngü sağlamış gibiler. Sadece o yola girip, onlarla birlikte yürüyorsunuz. Bu da insanın kendini güvende hissettiği bir alan. Aynı zamanda sosyalleşiyorsunuz. Stantlarda tanıştığım ve artık aile gibi olduğum çok kişi var” diye konuştu.
Yıllar önce rafa kaldırdığı hayaline yeniden sarıldı
Sevda Erdoğan’ın üretim hikâyesinde ekonomik kazancın yanı sıra kişisel bir hedef de bulunuyor. Erdoğan, mum üretimine başladığı ilk dönemde en büyük hayalinin, bir gün kızı Mercan’a büyük bir mum atölyesi bırakmak olduğunu anlattı.
Ancak satış platformlarına yaptığı başvurulardan istediği sonucu alamaması, Erdoğan’ın bu hayaline bir süre ara vermesine neden oldu. Yaşadığı hayal kırıklığının ardından işletme kurma düşüncesinden vazgeçtiğini belirten Erdoğan, Büyükşehir Belediyesi’nin stantlarıyla tanışmasının bu hayali yeniden canlandırdığını söyledi.
Erdoğan, geçmişte kızına anlattığı hayalini ve yeniden üretime sarılma sürecini şu sözlerle anlattı:
“‘Anneciğim, bir gün sana koca bir mum atölyesi bırakmak istiyorum’ diyordum. Birkaç satış platformuna başvurum oldu, ama sonra bir hayal kırıklığı oldu. ‘Sevda, bu iş olmayacak. Artık gerek yok’ dedim kendi kendime. Ta ki Mersin Büyükşehir Belediyesi ve stantlar ile yolum kesişene kadar. Şu an hem öğretmenliğime hem de stantlara katılmaya devam ediyorum.”
“Büyükşehir Belediyesi’nin kurumsal yapısı içerisinde kendimi hep güvende hissettim”
Üretim yapmak isteyen kadınlar için güvenli bir ortamın önemli olduğunu vurgulayan Erdoğan, Büyükşehir Belediyesi’nin kurumsal yapısı içerisinde kendisini desteklenmiş hissettiğini belirtti.
Kadınların kendi ürünlerini üretmesinin yanı sıra bu ürünleri doğru şekilde tanıtabilmesinin ve müşteriye ulaştırabilmesinin de önemli olduğunu belirten Erdoğan, bu açıdan stantların kendisine önemli bir alan sunduğunu ifade etti.
Erdoğan, “Kurumsal bir çatının koruması altında gibisiniz. Ve hep destekleneceksiniz. Hiçbir zaman geri çevrilmeyeceksiniz. Bu iş para için yapılmıyor, amaç sizi gerçekten desteklemek. İnsan kendini özel hissediyor diyebilirim” dedi.
Bugün geldiği noktada daha büyük hedefler kurmaya başladığını belirten Erdoğan, yıllar önce vazgeçtiği mum fabrikası kurma hayalini yeniden gündemine aldığını söyledi.
Yaklaşık üç yıl önce kendi atölyesini kurmanın dahi kendisi için uzak bir ihtimal olduğunu belirten Erdoğan, bugün kendi atölyesine sahip olmasının daha büyük hedefler için de cesaret verdiğini ifade etti.
Erdoğan, “Bundan sonraki planım ve hayalim, yıllar önce vazgeçtiğim o mum fabrikamı kurmak. Çünkü bunun artık çok da uzak olmadığını biliyorum. 3 yıl önce bu atölyeyi kurmak gibi bir hayalim yoktu. Ama yaklaşık 2 yıla yakındır bir atölyem var” ifadelerini kullandı.
“Hayaller sadece hayal olarak kalmasın”
Üretici Kadın Stantları'nın kendi hikâyesindeki yerini anlatan Erdoğan, kadınların üretim yapmak istediklerinde doğru imkanlara ve destek mekanizmalarına ulaşmasının önemine dikkat çekti.
Kendi deneyiminden yola çıkarak, imkanların oluşturulmasının kadınların hayallerini somut projelere dönüştürmesinde önemli bir basamak olduğunu belirten Erdoğan, “Bunun en önemli adımı, bu imkanın ve bu ortamın size yaratılması. Çünkü bu imkan ve ortam olmadan, maalesef kurduğumuz hayaller sadece hayal olarak kalıyor” dedi.
Erdoğan, üretim yapmak isteyen kadınlara da çağrıda bulunarak, yaşanan ilk olumsuzlukların hedeflerden vazgeçmek için neden olmaması gerektiğini ifade etti.
“O yüzden bu işe gönül veren bütün kadınlara şunu söyleyebilirim: Sizi her anlamda destekleyecek kocaman bir aile var. O yüzden kadınlara hiç yılmadan ve pes etmeden devam etmelerini öneriyorum” diyen Erdoğan, kendi hikâyesinin de vazgeçilen bir hayalin yeniden kurulabileceğini gösterdiğini söyledi.
Sevda Erdoğan’ın 2020 yılında evinde başlattığı mum üretimi, bugün The Coralart markasıyla kendi atölyesinde devam ediyor. Öğretmenlik mesleğini sürdürürken üretmeye de devam eden Erdoğan, Büyükşehir Belediyesi’nin Üretici Kadın Stantları sayesinde ulaştığı yeni müşteriler, iş bağlantıları ve deneyimlerle daha büyük hedeflere doğru ilerliyor.
Sponsorlu Reklam




English
Русский
Yorumlar (0)