Patent alanında yürütülen çalışmalar, üniversitelerde geliştirilen bilimsel projelerin ekonomik değere dönüşmesinde önemli rol oynüyor. Patent başvurusu sürecine giren iki yeni teknoloji, düzenlenen Fikri Mülkiyet Hakları Kurulu toplantısında ayrıntılı şekilde değerlendirilirken, savunma sanayisinden gıda teknolojilerine kadar farklı sektörlere katkı sağlayabilecek projeler için resmi başvuru hazırlıkları başlatıldı.
Üniversitede geliştirilen yenilikçi çalışmaların fikri mülkiyet hakları kapsamında korunması amacıyla gerçekleştirilen Fikri Mülkiyet Hakları Kurulu toplantısı, Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Ahmet Hakan Öztürk başkanlığında yapıldı. Teknoloji Transfer Ofisi (TTO) koordinasyonunda gerçekleştirilen toplantıda, araştırmacılar tarafından geliştirilen iki önemli buluşun Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde yapılacak resmi patent başvuruları kapsamlı şekilde ele alındı.
Patent başvuruları kurul tarafından ayrıntılı olarak değerlendirildi
Toplantı, İleri Teknoloji Eğitim Araştırma ve Uygulama Merkezi (MEİTAM) toplantı salonunda gerçekleştirildi. Bilimsel projelerin teknik yeterlilikleri, yenilik düzeyleri, sanayiye uygulanabilirliği ve ticarileşme potansiyelleri kurul üyeleri tarafından tek tek incelendi.
Toplantıya Prof. Dr. Caner Özdemir, Prof. Dr. Suphan Karaytuğ, Prof. Dr. Nadir Dizge, Doç. Dr. Tuncay Turan Turaboğlu, Doç. Dr. Fahri Özsungur, Doç. Dr. Onur Uca ile Fikri ve Sınai Mülkiyet Hakları Sorumlusu Ramazan Duman katıldı. Kurul üyeleri, başvuru dosyalarının teknik içeriklerini değerlendirerek patent sürecine ilişkin görüş alışverişinde bulundu.
İHA haberleşmesi ve 6G teknolojileri için yeni nesil anten geliştirildi
Kurulun gündemindeki ilk çalışma, Mühendislik Fakültesi Elektrik-Elektronik Mühendisliği Bölümü öğretim üyesi Prof. Dr. Caner Özdemir ile Arş. Gör. Nurcihan Günsür tarafından geliştirilen "İHA Haberleşmesi; ISM Radar ve 6G Uygulamaları İçin Yüksek Kazançlı Yönlü Üç Bantlı Mikroşerit Yama Anten Tasarımı" oldu.
Araştırmacılar tarafından geliştirilen yeni anten teknolojisinin, klasik mikroşerit antenlerde karşılaşılan performans sınırlamalarını önemli ölçüde ortadan kaldırdığı ifade edildi. Parazitik elemanlar ile özel yarık yapılarının hibrit biçimde kullanıldığı sistem sayesinde antenin çok daha yüksek performans göstermesi hedefleniyor.
Geliştirilen anten tasarımının; çoklu frekans desteği, yüksek bant genişliği, yüksek yönlülük, kompakt yapı ve düşük üretim maliyeti gibi önemli avantajlar sunduğu belirtildi. Söz konusu teknolojinin özellikle savunma sanayi, güvenlik sistemleri, telekomünikasyon, radar teknolojileri, İHA haberleşme sistemleri ve çeşitli Ar-Ge merkezlerinde yaygın kullanım alanı bulmasının beklendiği kaydedildi.
Zeytin yaprağından yüksek katma değerli fonksiyonel ürün geliştirildi
Kurulun değerlendirdiği ikinci buluş ise Mühendislik Fakültesi Çevre Mühendisliği Bölümü öğretim üyesi Prof. Dr. Nadir Dizge ile araştırmacılar Prof. Dr. Bülent Keskinler, Selçuk Fatih Şentürk ve Gülay Şentürk tarafından geliştirilen gıda ve sağlık teknolojileri odaklı proje oldu.
"Zeytin Yaprağı Kaynaklı Polifenollerin Süperkritik CO₂ Destekli Seçici Ekstraksiyonu ve Rafine Zeytinyağı Matriksine Yüklenmesiyle Ultra Yüksek Polifenollü Fonksiyonel Lipid Sistemi Üretim Yöntemi" başlıklı çalışma, geleneksel üretim tekniklerinde karşılaşılan solvent kalıntıları, oksidatif bozulmalar ve düşük fonksiyonellik gibi sorunlara çözüm sunmayı amaçlıyor.
Araştırmacılar tarafından geliştirilen yöntemde polifenollerin biyolojik etkinliği korunurken, balmumu gibi istenmeyen bileşenlerin etkin biçimde uzaklaştırıldığı ifade edildi. İnce film evaporasyon teknolojisiyle düşük sıcaklıklarda gerçekleştirilen konsantrasyon işlemi sayesinde ürünün kalitesinin korunması hedefleniyor.
EFSA standardının 36 katına ulaşan fonksiyonel yağ üretilebiliyor
Projeye ilişkin yapılan değerlendirmelerde, geliştirilen sistem sayesinde rafine zeytinyağının polifenol bakımından son derece zengin hale getirildiği belirtildi. Üretilen fonksiyonel lipid sisteminin, Avrupa Gıda Güvenliği Otoritesi (EFSA) tarafından kabul edilen sağlık beyanı eşiğinin yaklaşık 36 katına kadar ulaşabildiği ifade edildi.
Yüksek katma değer oluşturması beklenen teknolojinin başta gıda sanayi, takviye edici gıda sektörü (nütrasötik), kozmetik, fonksiyonel beslenme ve medikal beslenme ürünleri alanlarında önemli ticari fırsatlar sunabileceği değerlendirildi.
Üniversitede fikri mülkiyet çalışmaları hız kesmiyor
Gerçekleştirilen kurul toplantısıyla birlikte üniversitede üretilen bilimsel çalışmaların yalnızca akademik yayın olarak kalmaması, aynı zamanda fikri mülkiyet hakları kapsamında korunarak ekonomik değere dönüştürülmesi hedefleniyor. Teknoloji Transfer Ofisi koordinasyonunda yürütülen patent süreçlerinin, araştırmacıları yeni buluşlar geliştirmeye teşvik etmesi ve üniversite-sanayi iş birliğine katkı sunması bekleniyor. Değerlendirilen iki yenilikçi projenin resmi patent başvuru sürecinin tamamlanmasının ardından tescil aşamasına geçilmesi planlanıyor.
Sponsorlu Reklam




English
Русский
Yorumlar (0)