Anadolu motifleri, bu kez Mersin’de düzenlenen uluslararası sempozyumda kültürel mirasın geleceği açısından kapsamlı şekilde ele alındı. Mersin Valiliği himayesinde, Millî Eğitim Bakanlığı Hayat Boyu Öğrenme Genel Müdürlüğü öncülüğünde, Mersin Olgunlaşma Enstitüsü koordinasyonunda ve üniversite iş birliğiyle gerçekleştirilen “Uluslararası Gelenekten Geleceğe Anadolu Motifleri Sempozyumu”, 14-16 Mayıs tarihleri arasında yoğun katılımla tamamlandı. Türkiye’nin farklı şehirlerinden ve yurt dışından akademisyenleri, sanatçıları, araştırmacıları ve kültür insanlarını bir araya getiren organizasyon, geleneksel motiflerin korunması ve gelecek kuşaklara aktarılması açısından dikkat çeken oturumlara sahne oldu.
Sempozyum öncesinde Türkiye genelindeki 30 farklı olgunlaşma enstitüsünün hazırladığı “Anadolu Motifleri Sergisi” ziyaretçilere açıldı. El emeği ürünlerin, geleneksel desenlerin ve tarihi motiflerin yer aldığı sergi katılımcılardan yoğun ilgi gördü. Anadolu’nun farklı bölgelerine ait kültürel izlerin bir araya geldiği sergide, geçmişten günümüze taşınan sanat anlayışı gözler önüne serildi.
Protokol ve Akademi Dünyası Mersin’de Buluştu
Saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başlayan sempozyuma; Mersin Vali Yardımcısı Ali Murat Kayhan, Rektör Prof. Dr. Erol Yaşar, Hayat Boyu Öğrenme Genel Müdürü Dr. Emre Topoğlu, UNESCO Somut Olmayan Kültürel Miras İhtisas Komisyonu Üyesi Prof. Dr. Gülin Öğüt Eker, Mersin İl Millî Eğitim Müdürü Muhammed Özdemirci, kamu kurumlarının temsilcileri, sivil toplum kuruluşları, akademisyenler ve öğrenciler katıldı.
Programda yapılan konuşmalarda kültürel değerlerin korunmasının yalnızca geçmişe sahip çıkmak anlamına gelmediği, aynı zamanda geleceğin inşasında önemli rol oynadığı vurgulandı. Katılımcılar, Anadolu motiflerinin yalnızca estetik bir unsur değil; tarih, inanç, yaşam biçimi ve toplumsal hafızanın sembolü olduğuna dikkat çekti.
“Kültürel Değerler Günlük Hayatın İçinde Yaşatılmalı”
Açılış konuşmasını yapan Mersin Vali Yardımcısı Ali Murat Kayhan, sergilenen eserlerin büyük hayranlık uyandırdığını belirtti. Türk milletinin köklü bir geçmişe sahip olduğunu ifade eden Kayhan, kültürel mirasın yalnızca müzelerde sergilenen eserlerden ibaret kalmaması gerektiğini söyledi.
Kayhan konuşmasında, geleneksel motiflerin günlük yaşamın bir parçası haline getirilmesinin önemine değinerek, bu değerlerin yeni nesillere aktarılması için yeni politikalar geliştirilmesi gerektiğini ifade etti. Kültürel unsurların yaşayan bir hafıza olduğuna dikkat çeken Kayhan, Anadolu’nun binlerce yıllık birikiminin korunmasının ortak sorumluluk olduğunu dile getirdi.
“Anadolu Motifleri Tarihin Sessiz Tanıklarıdır”
Ev sahibi kurum adına konuşan Prof. Dr. Erol Yaşar, Anadolu motiflerinin yalnızca kumaşlara işlenmiş desenler olmadığını belirterek, her motifin geçmişten gelen bir hikâye taşıdığını söyledi. Motiflerin; acıyı, sevinci, inancı, umudu ve toplumsal hafızayı yansıttığını ifade eden Yaşar, kültürel mirasın korunmasını milli bir görev olarak gördüklerini kaydetti.
Sempozyumun uluslararası boyutuna dikkat çeken Yaşar, etkinliğin Türkiye sınırlarını aşan bir akademik platform haline dönüştüğünü belirtti. Program kapsamında Macaristan, Litvanya, İran, Azerbaycan, Kırgızistan, Meksika, Doğu Türkistan ve Suriye bağlantılı akademisyenlerin yer aldığını ifade eden Yaşar, toplamda 14 uluslararası katılımcının sempozyuma katkı sunduğunu açıkladı.
Üniversitenin kültürel miras ve disiplinlerarası akademik çalışmalara önem verdiğini vurgulayan Yaşar, bilimsel ve kültürel organizasyonların artarak devam edeceğini belirterek organizasyona katkı sağlayan tüm kurum ve paydaşlara teşekkür etti.
Motiflerin Taşıdığı Anlamlar Masaya Yatırıldı
Mersin Olgunlaşma Enstitüsü Müdürü Mehmet Göçer, olgunlaşma enstitüleri arasında ilk kez uluslararası düzeyde bir organizasyona ev sahipliği yapmanın gururunu yaşadıklarını söyledi. Çalışmaların temelinde Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli ile UNESCO vizyonunun yer aldığını belirten Göçer, kültürel mirasın korunmasına yönelik çalışmaların devam edeceğini ifade etti.
Sempozyum Düzenleme Kurulu adına konuşan Doç. Dr. Imran Gündüz Alptürker ise motiflerin sadece süsleme amacı taşımadığını belirtti. Kilimlerden taş işlemeciliğine, mimari yapılardan geleneksel kıyafetlere kadar uzanan motiflerin geçmişin izlerini taşıdığını söyleyen Alptürker, Mersin’in Akdeniz’in kadim kültür merkezlerinden biri olarak önemli bir buluşma noktası olduğunu ifade etti.
“Eğitim Aynı Zamanda Bir Duygu Aktarımıdır”
Hayat Boyu Öğrenme Genel Müdürü Dr. Emre Topoğlu, kültürel zenginliğiyle dikkat çeken Mersin’de bulunmaktan memnuniyet duyduğunu ifade etti. Eğitim anlayışının yalnızca akademik başarıyla sınırlı olmadığını belirten Topoğlu, kültür ve değer aktarımının da eğitim sürecinin temel unsurlarından biri olduğunu söyledi.
Topoğlu, eğitimin aynı zamanda bir duygu aktarımı olduğunu belirterek, bu süreçte olgunlaşma enstitülerinin önemli bir rol üstlendiğini dile getirdi.
UNESCO Somut Olmayan Kültürel Miras İhtisas Komisyonu Üyesi Prof. Dr. Gülin Öğüt Eker ise somut olmayan kültürel mirasın toplumların kimlik kartı niteliğinde olduğunu ifade etti. Anadolu’yu dünyanın en zengin kültürel miras coğrafyalarından biri olarak tanımlayan Eker, motiflerin insanın doğayla, aşkla, ölümle ve yaşamla kurduğu bağın sembolik anlatımı olduğunu söyledi.
Anadolu Ezgileri ve Görsel Gösteriler İlgi Gördü
Açılış konuşmalarının ardından Mersin Nevit Kodallı Güzel Sanatlar Lisesi öğrencileri tarafından hazırlanan “7 Bölge / Ezgi” temalı Anadolu müzikleri dinletisi gerçekleştirildi. Katılımcılar, farklı yörelere ait ezgilerle kültürel bir yolculuğa çıktı.
Program kapsamında ayrıca Mersin Olgunlaşma Enstitüsü tarafından hazırlanan sinevizyon gösterimi de katılımcılarla buluşturuldu. Gösterimde Anadolu’nun kültürel motifleri, geleneksel el sanatları ve tarihsel birikimi görsel içeriklerle anlatıldı.
Etkinlik sonunda sempozyuma katkı sunan isimlere hediye takdim edildi. Program, günün anısına çekilen toplu fotoğraflarla sona erdi.
170’in Üzerinde Bildiri Sunuldu
Sempozyum kapsamında düzenlenen bilimsel oturumlar da yoğun ilgi gördü. Türkiye’nin yanı sıra yurt dışından araştırmacıların katıldığı organizasyonda, 17 davetli konuşmacının yer aldığı özel oturumların yanı sıra 5 paralel salonda gerçekleştirilen oturumlarda 170’in üzerinde bilimsel bildiri sunuldu.
Tarih, tekstil, mimari, moda, halk bilimi, sanat tarihi ve edebiyat gibi farklı alanlarda hazırlanan bildirilerde Anadolu motiflerinin kültürel, sanatsal ve akademik boyutları ele alındı.
Sempozyumun ikinci gününde Mersin Valisi Atilla Toros’un eşi Dudu İrem Toros da programı ziyaret ederek açılan sergiyi gezdi ve çalışmalar hakkında bilgi aldı.
Yapay Zekâ ve Dijital Arşivleme Vurgusu
Kapanış oturumunda sonuç bildirgesi Prof. Dr. İlhami İlhan tarafından okundu. Bildirgede geleneksel motiflerin dijital arşivleme sistemleri, yapay zekâ destekli üretim teknikleri ve algoritmik tasarım süreçleriyle yeniden yorumlanmasının kültürel mirasın sürdürülebilirliği açısından önemli fırsatlar sunduğu belirtildi.
Ayrıca üniversiteler, kamu kurumları ve olgunlaşma enstitüleri arasındaki iş birliğinin daha da artırılması gerektiği vurgulandı. Değerlendirme bölümünde söz alan akademisyenler, sempozyumun ilerleyen yıllarda daha geniş uluslararası katılımla sürdürülmesi gerektiğini ifade etti.
Tarsus’un Tarihi Noktalarına Kültür Gezisi Düzenlendi
Sempozyumun son gününde katılımcılar için Tarsus merkezli kültürel gezi programı düzenlendi. Program kapsamında Eshab-ı Kehf, Tarsus Arkeoloji Müzesi, Tarihi Siptilli Çarşısı, Makam-ı Danyal Camii, Kırkkaşık Bedesteni ve Tarihi Ulu Camii ziyaret edildi.
Katılımcılar, Tarsus’un tarihi ve kültürel zenginliklerini yerinde inceleme fırsatı bulurken, program kapsamında düzenlenen yemekte yöresel lezzetler de tanıtıldı. Kültürel mirasın korunmasına yönelik farkındalık oluşturan sempozyum, hem akademik hem de kültürel açıdan önemli bir organizasyon olarak değerlendirildi.
Sponsorlu Reklam




English
Русский
Yorumlar (0)